Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2017/24415 Esas 2018/10895 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 31.05.2018Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/24415
Karar No: 2018/10895
Karar Tarihi: 31.05.2018


5. Hukuk Dairesi 2017/24415 E. , 2018/10895 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca gerekçe bölümünün düzeltilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
    - K A R A R –
    Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyetin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.
    İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının gerekçe bölümünün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince verilen hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; davacının mülkiyeti Hazineye ait olan 94 parsel sayılı taşınmaz üzerine gecekondu yaparak ağaç diktiği, 2981 sayılı Gecekondu Önleme Yasası gereğince 12.11.1984 tarih ve 5147 sayılı dilekçe ile belediyeye yaptığı müracaat üzerine işgal ettiği 233 m2'deki 27 kapı nolu yığma konut için tapu tahsis belgesi verilerek 94 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 18.12.1985 tarih ve 5719 yevmiye ile bu hususun şerh verildiği, dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alanda yapılan imar ıslah planı uygulaması sonucunda gecekondunun 27423 ada 3 parselde kaldığı, ancak iş bu taşınmaz 1998 tarih ve 1627 sayı ile onaylanan 74910 sayılı imar planında Dışişleri Bakanlığı Haberleşme Alanı olarak ayrılması nedeniyle Dışişleri Bakanlığınca 25.07.2000 tarihinde kamulaştırıldığından davacıya arsa tahsis işlemi yapılamadığı, imarla oluşan 27423 ada
    3 parselde şahıs mülkiyetinde olan payların kamulaştırmaya bağlı satın alma suretiyle 132.65,00 m2 olan tamamının ... adına tescil edildiği ve davacıya ait yapı ve muhtesatın da bu kapsamda kamulaştırıldığı, davacının ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/561 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu bedel arttırım davasının kısmen kabulüne dair kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.12.1996 tarihli 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği üzere tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yanlızca fiili kullanmayı belirleyen bir zilyetlik belgesidir. İlgilisine ancak kişisel hak sağlayabilir ve salt tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin tahsis edilen adına tescilini sağlamaz.Anılan belge ancak bunu veren idarece taşınmazın bulunduğu yörede imar ıslah çalışmalarının başlaması halinde ilgilisine tapu verilmesi vaadini taşıyabilir.
    Somut olayda davacıya verilen tapu tahsis belgesinin iptal edilmediği, dava tarihi itibariyle tahsis işleminin geçerliliğini koruduğu, bu itibarla davacıya kişisel hak sağlamaya devam ettiği, tahsise konu yerin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan kamulaştırması tarihinde henüz arsa tahsis işleminin yapılmadığı ve tapu tahsis belgesinin gerçek tapuya dönüşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince taşınmazın mülkiyeti davacıya geçmediğinden tapu ile malik olmadığı taşınmaz için davalı idareden bedel isteyemeceği ve belediyeye ödediği bedeli de davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, bu nedenle istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği halde tapu tahsis belgesinin hukuki geçerliliğini yitirmesi sebebiyle davanın reddi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının gerekçe bölümünün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması,
    Doğru görülmemiştir.
    Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 31/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At