Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2018/499 Esas 2018/11263 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 04.06.2018Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/499
Karar No: 2018/11263
Karar Tarihi: 04.06.2018


5. Hukuk Dairesi 2018/499 E. , 2018/11263 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
    K A R A R –
    Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.Bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
    1)... Mahallesi 309 ada 7 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak incelenen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Belediye Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın birbirine çok yakın değerde olduğu anlaşılmasına rağmen, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 2,8 kat daha değersiz olduğunu kabul eden bilirkişi raporu inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro
    parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
    2)Hükme esas bilirkişi kurulu raporunun giriş bölümünde taşınmaz üzerinde bulunan yapının 25-30 yaşında olduğu belirtildiği halde yapı değeri hesaplama bölümünde 50-60 yaşında olduğu belirtilerek %60 oranında yıpranma payı düşüldüğü anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, dava konusu edilen yapının yaşı ve yıpranma oranının kesin olarak tespiti için, kamulaştırılan yapıya ait mimari proje, inşaat ruhsatı, iskan ruhsatı ve emlak vergi beyannameleri getirtilip, tarafların bu konuda ibraz edecekleri tüm deliller toplandıktan sonra, mahallinde yeniden keşif yapılarak yapının yaşının tespiti ve tespit edilen yaşına göre periyodik bakımının yapılıp yapılmadığı da belirlenerek yıpranma oranının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.
    Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.












    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At