Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2019/2141 Esas 2019/13048 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2141
Karar No: 2019/13048
Karar Tarihi: 27.06.2019


5. Hukuk Dairesi 2019/2141 E. , 2019/13048 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
    - K A R A R –
    Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
    1- Bozma öncesi hükme esas alınan ve icra takibi yoluyla idare tarafından ödenen 42.338,55 TL bedel yürürlükteki yasal düzenlemeye uygun olmayan hesap yöntemi ile belirlenen bir bedel olup bu bedelin icra tehdidi altında ödenmiş olması kabul ya da sulh mahiyetinde değildir.
    20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesi ile;
    "24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.
    Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmü getirilmiştir.
    Bu durumda yukarıda açıklanan hususta rapor alınarak belirlenen bedelden davalı idarenin daha önce icra yoluyla ödediği ve ayrıca davacıya ödenen çekişmesiz ipotek bedeli düşüldükten sonra sonucuna göre; davacıya ödenmesi gereken miktar varsa davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
    Doğru görülmemiştir.
    Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın