Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2018/4805 Esas 2018/6347 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 31.05.2018Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 7. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/4805
Karar No: 2018/6347
Karar Tarihi: 31.05.2018


7. Ceza Dairesi 2018/4805 E. , 2018/6347 K.

    "İçtihat Metni"

    4926 sayılı (mülga) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 4/1, 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2016 tarihli ve 2006/84 esas, 2016/508 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 23/10/2017 tarihli ve 2017/1133 esas, 2017/1974 sayılı kararı ile sanık yönünden istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığınca infazda tereddüt oluştuğundan bahisle örgüt mensubu olan hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2016 tarihli kararında belirtildiği üzere infazın yapılmasına, başkaca karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/01/2018 tarihli ve 2006/84 esas, 2016/508 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 26.04.2018 günlü kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2018 gün ve KYB. 2018-38028 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
    Mezkür ihbarnamede;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
    Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 58/9. maddesinde "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4. maddesinde "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve 2013/4273 esas, 2014/7365 sayılı kararında, 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesindeki düzenlemenin infaza ilişkin olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak suçlarından ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olan sanıklar hakkında anıla maddenin uygulanması hususunda Mahkemesince her zaman karar verilebileceğinin belirtildiği, somut olayda örgüt mensubu suçlu olan ve bahse konu suçları örgüt kapsamında işleyen hükümlü hakkında Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2016 tarihli ve 2006/84 esas, 2016/508 sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının 5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesi gereğince yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
    Kanun yararına bozmaya konu edilen Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.01.2018 tarih ve 2006/84 Esas, 2016/508 Karar sayılı ek kararının talepde bulunan Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'na tebliğ edildiği veya görüldü işlemi yapıldığına dair evrakın dosya içerisinde bulunamadığı cihetle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 101. maddesine göre itiraza tabi bu kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamadığından ilgili tebligat işlemlerinin araştırıldıktan sonra sonucuna göre kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilemeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE 31.05.2018 günü oybirliği ile karar verildi.
























    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At