Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/14911 Esas 2017/12566 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 8. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/14911
Karar No: 2017/12566
Karar Tarihi: 09.11.2017


8. Ceza Dairesi         2017/14911 E.  ,  2017/12566 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ :6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
    HÜKÜM : Hükümlülük


    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Temyizlerin kapsamına göre inceleme C. Savcısı yönünden her iki suçtan kurulan hükme, sanık yönünden ise genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme özgülenmiştir.
    1- Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 esas, 2007/222; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yasa uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcılarının temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310/3. maddesine göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet Savcısının 29.03.2016 günü verilen hükme yasal süre geçtikten sonra vaki 02.05.2016 tarihli temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
    2- Sanığın temyizine gelince;
    Silah niteliğinde bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına”, 09.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın