Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/5974 Esas 2017/12567 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 8. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/5974
Karar No: 2017/12567
Karar Tarihi: 09.11.2017


8. Ceza Dairesi         2017/5974 E.  ,  2017/12567 K.

    "İçtihat Metni"

    Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 14 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2016 tarihli ve 2016/804 esas, 2016/1255 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02/08/2016 tarihli ve 2016/49756 soruşturma, 2016/18004 esas, 2016/1335 sayılı iddianamesinde suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılmış kamu davasının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.01.2017 gün ve 15178 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2017 gün ve KYB/2017-7049 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.


    TÜRK MİLLETİ ADINA


    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK.nun 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih, 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 esas ve karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafinin, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” belirtilmesi karşısında; talep konusu dosyada suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 08.09.2016'da baro tarafından Av. ...'ın zorunlu müdafii olarak görevlendirildiği, bu avukatın suça sürüklenen çocukla birlikte mahkemede hazır bulunması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun bu müdafiden haberdar olduğu; suça sürüklenen çocuğun hazır bulunmadığı son celse ise Av. ...'ın mazereti nedeniyle baro tarafından tek celselik Av....'ün görevlendirildiği ve hükmün süresinde yasa yoluna başvurulmadığından bahisle kesinleştirildiği; ancak suça sürüklenen çocuğun Av....'ün kendisini müdafii olarak temsil ettiğinden haberi olmadığı ve anılan kararın suça sürüklenen çocuk veya Av. ...'a tebliğ edildiğine dair de dosya içerisinde belgeye rastlanılmamış olması nedeniyle ... 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.11.2016 tarihli, 2016/804-1255 esas-karar sayılı hükmünün usulüne uygun kesinleşmediği ve kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla;
    Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın