"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı olarak dava konusu 188 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'a ait hisseyi kötü niyetli olarak satın alan davalı ... adına kayıtlı tapunun yaklaşık 346 m2'sinin iptali ile ifraz edilerek davacı adına tesciline, ifrazı mümkün olmadığı takdirde, hisseli olarak davacı adına kayıt ve tesciline, tapu kaydının iptali mümkün olmadığı takdirde zilyetliğin devralındığı 346 m2'lik kısmın belirlenecek değerinin davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu yeri 2003 yılında davacıya sattığını açıklamış, davalı ... dava konusu taşınmazı davalı ...'ın kardeşinden iyi niyetli olarak satın aldığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ...'ün iyi niyetli 3. kişi sıfatını taşıdığı bu itibarla davalı ... yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, davalı ... Çöl'ün satış sözleşmesinde belirtilen 2.500,00 TL bedeli aldığı, davalı ... yönünden ıspat edildiğinden davanın kabulüne, satış sözleşmesinde belirtilen 2.500,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; dava konusu 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden, vergi kaydı ve harici satış senetlerine dayalı olarak davalı ... ve müşterekleri adlarına 23.04.2001 tarihinde tespit edildiği, tutanağa karşı dava açılması üzerine ... Kadastro Mahkemesi'nin 2003/210 Esas, 2004/202 Karar sayılı ilamı ile, 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 12/36 hissesinin tespit malikleri adına kayıt ve tesciline karar verildiği, hükmün 19.10.2005 tarihinde kesinleştiği ve davalı ...'a ait 1/12 hisse 11.5.2007 tarihinde diğer davalı ...'e devredildiği anlaşılmıştır.
Davacının, davaya dayanak olarak sunduğu 10.4.2003 tarihli "Gayrimenkul satış sözleşmesi" başlıklı senet ile öncesi tapusuz olan 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 346 m2lik kısmını 2.500.000.000(iki milyar beş yüz milyon lira) bedelle ...'dan satın aldığı, bedelini ödediği görülmüştür. Sözleşme dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden sonra fakat kesinleşmesinden önce yapılan tapusuz taşınmazın satışına ilişkindir.
Şu halde; somut olayda iddianın ilk bölümü tespit sonrası ve fakat kesinleşme öncesi eklemeli zilyetliğe ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında senette devir borçlusu ... ve müşterekleri adına tespit görmüş ve 12/36 payı yine tespit malikleri adlarına hükmen tescil edilmiş, daha sonra davalı ...'a ait hisse diğer davalı ...'e tapuda satış suretiyle temlik edilmiştir. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nun 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür. Bu durumda dosya arasında mevcut davacının davasına dayanak olarak sunduğu adi yazılı satış senedi tapulu taşınmaza ilişkin olmadığı için geçerlidir, ancak dava konusu taşınmaz devir borçlusu tarafından diğer davalı ...'e satılarak devredilmiştir.
Davacı vekili, tapuda kayıtlı olan nizalı taşınmaz malı iktisap eden davalıya karşı iptal davası açtığına göre, davacının dava açma iradesi davalının iktisabının kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşır. Bu husus Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 8.11.1991 gün, 1990/4 esas ve 1991/3 sayılı kararında "Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmaz malı iktisap eden bir kimseye karşı MK.nun 931. ( TMK.
