Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2015/1893 Esas 2017/1861 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/1893
Karar No: 2017/1861
Karar Tarihi: 15.02.2017


8. Hukuk Dairesi         2015/1893 E.  ,  2017/1861 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : İstihkak

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.


    K A R A R

    Davacı üçüncü kişi vekili, Antalya 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/268 sayılı takip dosyasında yapılan 02.04.2014 günlü hacizde, mülkiyeti davacıya ait olan diyaliz makinalarının haczedildiğini, müvekkili firma ile borçlu ... Mermer Ltd. Şti. arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi gereğince, haciz yapılan diyaliz merkezinde müvekkili ile borçlu şirket arasında sözleşmeden kaynaklanan ilişki bulunduğunu, sözleşmenin 5.2 maddesi kapsamında haciz yapılan işyerindeki tüm tıbbi teçhizatların ve haczedilen diğer makinelerin müvekkili tarafından satın alınarak işletmede kurulduğunu, söz konusu cihazlara karşılık müvekkili firmanın satıcı firmaya ödemelerin tamamını yaptığını iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasında yapıldığı iddia edilen sözleşme ve belgelerin her zaman düzenlenebilen adi nitelikte belgeler ve faturalar olduğunu, delil değerinin bulunmadığını, borçlu şirket yöneticisi ... haciz esnasında herhangi bir itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre; borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında yapılan sözleşmeye göre haciz yapılan iş yerindeki tüm tıbbi teçhizatlar ve diyaliz makinelerinin yüklenici davacı şirket tarafından temin edilerek işletmeye kurulması gerektiği, bu sebeple uyuşmazlığa konu cihazların davacı şirket tarafından ... Turkey A.Ş. 'den fatura karşılığı satın alındığı ve işletmesi kendilerine ait olmak üzere haciz mahalline kurulumunun yapıldığı, haciz sırasında bu cihazların da bulunduğu mülkiyeti borçlu şirkete ait apart otelde cihazların haczedildiği, oysa mevcut delil durumuna göre haczedilen cihazların davacıya ait olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
    1-Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, dava dilekçesi ekinde sunulan ve taraflarının davacı 3. kişi şirket ile borçlu .....Ltd Şti olan, "Hemodiyaliz Hizmet Alımı Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede, tıbbi malzeme tedarikinin davacı 3. kişiye ait olduğu belirtilmiş, öte yandan, dava dilekçesinin 2. sayfasının 1. paragrafında ise bu sözleşmeye istinaden davaya konu mahcuzların satın alındığı ve haciz adresine kurulduğu ifade edilmiştir. Halbuki yukarıda anılan sözleşme 03.06.2013 de yapılmış olup, bu sözleşmeye istinaden alındığı belirtilen mahcuzların fatura tarihleri ise anılan sözleşme tarihinden önceki bir tarih olan 06.12.2012 tarihini taşımaktadır. Bu noktada, somut olayda ters bir kronolojinin var olduğunun kabulü gerekir.
    Bu sebeple, dava konusu uyuşmazlığın net bir biçimde çözümün sağlanması amacıyla, dayanılan sözleşme, fatura ve sevk irsaliyelerinin gerçek olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
    Bu minvalde; öncelikle davaya konu mahcuzlara ilişkin dava dışı satıcı ...Turkey AŞ'nin kestiği faturanın dip koçanları ve bu satışa dair ticari defterler ile davacı 3. kişi şirketin ticari defterleri, borçlu şirketin defterleri ve ödemelere ilişkin banka kayıtlarının getirtilmesi, bundan sonra dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınarak, rapor alınması, bu doğrultuda davacının sunmuş olduğu faturanın, sevk irsaliyesinin gerçek olup olmadığı,ödemelerinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ile dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
    2-Bozma nedenine göre davacı 3. kişinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 15.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At