Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/5884 Esas 2017/17830 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5884
Karar No: 2017/17830
Karar Tarihi: 09.11.2017


9. Hukuk Dairesi         2017/5884 E.  ,  2017/17830 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

    DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili davalı işverenin davacıya haklarından feragat etmesi için baskı yaptığını, iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalı tarafından işçilik alacaklarının bir kısmının ödendiğini, yıllık izin ücretinin ise ödenmediğini iddia ederek, ödenmeyen yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş akdini kendisinin feshettiğini, yıllık izin alacağının bulunmadığını, alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, iş akdinin 18/03/2012 tarihinde feshedildiği, bu nedenle davaya konu yıllık izin ücreti talebinin zamanaşımına uğramadığı, davaya konu yıllık izinlerin kullandırıldığının ya da yıllık izin ücretlerinin ödendiği hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu, davacının kullanmadığı izinlerinin bulunduğu, kullanmadığı yıllık izinlerinin ücretinin ödendiği hususunun davalı tarafından ispat edilemediği, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre her izin yılı karşılığı davacıya ödenmesi gereken yıllık izin ücretlerinin bir kısmının davacıya ödendiği, ancak bakiye yıllık izin ücretinin davacıya ödenmediği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    Somut uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
    4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
    Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
    Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zaman aşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
    Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Yasada, sözleşmenin feshi anı yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak kabul edilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
    Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.
    Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda "Dosyaya imzalı izin belgeleri ile maaş bordrolarında davacıya izin ücreti olarak yapılan ödemelerin sunulduğu, bu nedenle kullanılan izinlerin bu belgeler ışığında değerlendirileceği, bunun dışında kalan puantaj cetveli, imzasız izin defteri, ... tarafından düzenlenen 20.10.2008 tarihli makam oluru, ... tarafından hazırlanan 11.11.2005 tarihli, 25.11.2005 tarihli ve 21.02.2011 tarihli iç sirküler, 30.06.2010 tarihli fabrika müdürlüğü yazılarında işçilerin imzalarının bulunmadığı, işveren tarafından tek taraflı hazırlandığı bu nedenle bu belgelerin dikkate alınmayacağı, imzalı belgeler ile maaş bordrolarında davacıya ödenen izin ücretlerinin tespit edilerek izin ücretinin buna göre belirleneceği," hususlarına yer verilmiştir.
    Davalı, işe giriş ve çıkışların kart okuma sistemi ile takip edildiğini, davacının izinli olduğu günlerde kart okutulmadığını, SGK kayıtlarında "...." sütununda davacının yıllık ücretli izinde olduğunun görüldüğünü, izinli olduğu tarihlerde ücretinini tamamını aldığını belirtmiştir. Davacının yıllık izin kullanımına ilişkin imzasız da olsa listeler sunulmuştur.
    Mahkemece yapılacak iş, davalı işyerinde kartlı giriş çıkış yapıldığını belirterek yıllık izinlerin buna göre belirlenebileceğini iddia ettiğinden, davacının yıllık izin kullanımına ilişkin imzasız da olsa listeler de sunulduğundan, kartlı sistemin doğruluğu araştırılmadan, günlük puantaj cetvelleri, kartlı okuma sistemi, bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek, davanın aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacının isticvap edilerek hangi yıllarda ne kadar izin kullandığının belirlenip, buna göre izin alacağının tespiti gerekirken eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
    F) Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın