Ceza Genel Kurulu 2005/11-107 E., 2005/157 K. CEZALAR İLE GECİKME FAİZİ VE ZAMLARININ TAMAMININ ÖDENMESİ DEFTER, KAYIT VE BELGELERİ YOK EDİLMESİ SAHTE BELGE KULLANMAK VERGİ KAÇAKÇILIĞI
213 S. VERGİ USUL KANUNU [ Madde 7 ] 213 S. VERGİ USUL KANUNU [ Madde 8 ] 213 S. VERGİ USUL KANUNU [ Madde 9 ] 213 S. VERGİ USUL KANUNU [ Madde 359 ] 4811 S. VERGİ BARIŞI KANUNU [ Madde 11 ] 4811 S. VERGİ BARIŞI KANUNU [ Madde 14 ]
"İçtihat Metni"
Vergi kaçakçılığı suçundan sanıklar ..... ......., ..... ....... ve ..... ....... ......'nın haklarındaki davanın 4811 sayılı Yasanın 14/1-3. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince 07.07.2003 gün ve 257-302 sayı ile verilen kararın katılan hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 06.04.2004 gün ve 1644-2838 sayı ile;
"4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun 14. maddesi gereğince; salınan vergi ve kesilen cezalar ile gecikme faizi ve zamlarının tamamının ödenmesi ve ayrıca bunlara karşı idari yargıda bir dava açılmışsa vazgeçilmesi gerektiğinden bu husus üzerinde durularak dava açılmış ise sonradan vazgeçilip vazgeçilmediğinin araştırılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 11.05.2005 gün ve 376-93 sayı ile;
"Karşıyaka Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.05.2003 gün ve 20436 sayılı yanıt yazısı incelendiğinde sanıkların kamu davasının açılmasına esas olan Kaçakçılık Suçu Raporu ve Vergi İnceleme Raporuna dayalı olarak tarh edilen vergi ve cezalar için tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunduğu, ilgili vergi ve kesilen ceza, gecikme faizi ve gecikme zamlarını yasanın yürürlüğünden önce ödediği ve yürürlük tarihi sonrasında yasadan yararlanma konusunda ilgili vergi dairesine başvurusunun bulunduğu anlaşılacaktır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin idari yargıda dava açılıp açılmadığı araştırılarak bir hüküm kurulması gerektiğinden söz etmiş ise de, ilk oturumun yapıldığı 19.09.2001 gününden hükmün verildiği 07.07.2003 gününe kadar yaklaşık 2 yıllık sürede devam eden yargılamada sanıklar tarh ve tahakkuk ettirilen vergi ve cezalara karşı bir idari dava açmış olduklarını savunmamış oldukları gibi, 4811 sayılı Yasanın uygulanma koşullarının araştırılması amacıyla mahkememizce Karşıyaka Vergi Dairesi ile yapılmış birçok yazışmada düzenlenen yanıt yazılarında, ilgili şahsın idari yargıda dava açıp açmadığı ve idari yargıda dava açmış ise yasadan yararlanmak için yaptığı başvuru sırasında açmış olduğu davadan vazgeçip vazgeçmediğini açıkça bildirmiş olduğu gözetildiğinde, kararı temyiz eden aynı kurum vekilinin sanıkların idari yargıda dava açmış olmaları nedeniyle yasadan yararlanamayacakları konusunda hiçbir gerekçe sunmaması ve herhangi bir belgeye kanıt olarak dayanmamış olması gözetildiğinde, yanıt yazıda ilgililerin 4811 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce ve vergi incelemesi sonrasında yasal süre içerisinde başvuru yaparak tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunarak, bu istemleri ve idarece yapılan işlemler doğrultusunda tahakkuk ettirilen vergi, borç, cezalar ve gecikme zamlarını ödedikleri açık olarak belirtilmiş olmasına ve özellikle tarhiyat öncesi uzlaşma yönetmeliğinin geçici 11. maddesinde tarhiyat sonrasında dava açma yasağını içeren hüküm göz önüne alındığında bozma ilamının yerinde olmadığı, sanıklar tarafından açılmış bir idari davadan söz edilemeyeceği ve yukarıda da belirtildiği gibi uzlaşma talebinde bulunan sanıkların tarhiyat öncesi uzlaşma sonrasında da dava açma haklarının bulunmadığı, sanıkların 4811 sayılı Yasadan yararlanma haklarının açık olduğu göz önüne alınarak bozma kararına uyulmaması kanısına varı
