Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011/36 Esas 2012/213 Karar
Karar Dilini Çevir:
Ceza Genel Kurulu         2011/10-36 E.  ,  2012/213 K.ÖRGÜT FAALİYETİ ÇERÇEVESİNDE UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ VE SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA KURULMUŞ ÖRGÜTE ÜYE OLMA SUÇLARIŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİMASUMİYET KARİNESİTÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 188TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 220
"İçtihat Metni"

Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçlarından sanıklar Sedat, Ziya ve Oktay ile örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık Abbas ’ın yapılan yargılamaları sonucunda;

Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan sanıklar Ziya, Sedat ve Okyay’ ın TCY’nın 220/2, 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis,

Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti suçundan, TCY’nın 188/3-4-5, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca sanık Ziya'nın 15 yıl hapis ve 30.000 Lira adli para, sanıklar Sedat ve Okyay’ ın ise 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 160 Lira adli para,

Sanık Abbas 'ın TCY’nın 188/3-4, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.09.2008 gün ve 270-245 sayılı hükmün sanıklar Okyay, Ziya ve Abbas ile sanıklar Sedat ve Okyay müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 08.10.2009 gün ve 8277-15030 sayı ile;

“…D- Sanıklar Ziya, Okyay, Sedat hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

…Kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin işlenmesi amacıyla örgüt kurulduğu, sanıkların kurulan örgüte üye oldukları ve örgütsel faaliyet içinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri kabul edilmiş ise de; sanıklar Ziya, Okyay ve Sedat da herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemediği gibi diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgilerinin kanıtlanamadığı, haklarında içeriği tam olarak belirlenemeyen telefon görüşmelerinden başka atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı somut kanıt bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar Ziya, Okyay ve Sedat'ın anılan suçlardan beraatleri yerine yeterli olmayan gerekçelerle yazılı şekilde mahkûmiyetlerine kararı verilmesi…

…E-Sanık Abbas hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

…Sanık Abbas' da herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemediği gibi diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisinin kanıtlanamadığı, hakkında içeriği tam olarak belirlenemeyen telefon görüşmelerinden başka atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı somut kanıt bulunmadığı gözetilmeden, Abbas'ın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine kararı verilmesi” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise 31.03.2010 gün ve 304-113 sayı ile;

“…1-Sanıklar  Ziya, Okyay ve  Sedat ile ilgili Yargıtay bozma kararı sonrası  gerekçe;

…Mahkememiz tarafından bozma öncesi verilen ilk kararda sanık Hayrullah’ın uyuşturucu  ticareti yapmak amacıyla örgüt kurduğu, diğer sanıklar Mehmet  Ali  , Zülfü, Ziya, Okyay ve Sedat 'ın ise sanık Hayrullah'ın kurduğu  bu örgüte üye oldukları kabul edilirken, TCK’nun 220. maddesindeki örgüt suçunun  unsurlarından olan suç işlemek amacıyla bir birlikteliğin olması,  fiili bir birleşmenin olması ve niteliği itibariyle bu birleşmenin  devamlılık  göstermesi hususunun yukarıda isimleri yazılı sanıkların gerek kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinin içerikleri gerekse sanıkların dosyada sanık olmayan diğer kişilerle yaptıkları telefon görüşmelerinin içeriklerine göre gerçekleştiğinin kabul edildiği,

Sanık Hayrullah’ın kullandığı … plakalı araçta yapılan aramada daralı ağırlığı 15 kg. gelen eroin maddesinin ele geçirildiği, daha sonra sanık Mehmet Ali 'nin evinde yapılan aramada daralı ağırlığı 2.5 kg. olan eroin maddesinin ele geçirildiği, ancak bu uyuşturucu maddelerin ayrı partiler olmayıp, tek bir parti olduğu ve sanık Mehmet Ali'nin kendi evinde yakalanan 2.5 kg. gelen eroini sanık Hayrullah'tan aldığının belirlendiği, dolayısıyla dosyada toplam daralı ağırlığı 17.5 kg. olan tek bir parti uyuşturucu maddenin söz konusu olduğu,

Kısacası sanıklarda yakalanan ve niteliği tespit edilen tek parti uyuşturucu madde olmasına rağmen mahkememizin ilk kararındaki gerekçede örgüt suçunun devamlılık unsurunun gerçekleşmesinin sanıklarda yakalanan son parti uyuşturucu maddeden önce sanıkların yaptıkları telefon görüşmelerinin içeriğinden sanıkların yakalanamayan ve niteliği tespit edilemeyen uyuşturucu maddelerin ticaretini sürekli yaptıkları şeklinde kabul edildiği,

Mahkememiz tarafından ilk kararda örgüt kurucusu ve üyesi olmak suçundan dolayı TCK’nun 220/1-2. maddeleri gereğince ve örgütlü uyuşturucu ticareti yapma suçundan dolayı TCK’nun 188/3-4-5. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilen ve Yargıtay tarafından kararın onanmak suretiyle haklarındaki karar kesinleşen sanıkların telefon görüşmelerine bakıldığında;

a) Sanık Hayrullah'ın mahkememizin bozma kararından önceki gerekçesinde belirtildiği şekilde, diğer sanıklar Sedat, Okyay , Ziya , Mehmet Ali  ve Zülfü  ile telefon görüşmelerinin olduğu, ayrıca bu dosya kapsamında sanık olmayan ve soy isimleri tespit edilemeyen Bulgaristan vatandaşı Vesko, Sabri, Kahraman, Doğan, Refik, Hasan ve Ruşen  ile telefon görüşmelerinin olduğunun  görüldüğü,

b) Sanık Mehmet Ali'nin mahkememizin bozma kararından önceki gerekçesinde belirtildiği şekilde, diğer sanıklar Hayrullah ve Abbas ile telefon görüşmelerinin olduğu, ayrıca bu dosya kapsamında sanık olmayan ve soy isimleri tespit edilemeyen Apo, Zeki, Kubbettin ve Mehmet  ile telefon görüşmelerinin olduğunun  görüldüğü,

c) Sanık Zülfü’nün mahkememizin bozma kararından önceki gerekçesinde belirtildiği şekilde, diğer sanıklar Hayrullah, İsmail ve Okyay ile telefon görüşmelerinin olduğunun görüldüğü,

Mahkememiz tarafından ilk kararda örgüt üyesi olmak suçundan dolayı TCK’nun 220/2. maddesi gereğince ve örgütlü uyuşturucu ticareti yapma suçundan dolayı TCK’nun 188/3-4-5. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilen ve Yargıtay Bozma kararında örgütün unsurlarının oluşmaması sebebiyle örgüt suçundan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilen sanıkların telefon görüşmelerine bakıldığında;

a) Sanık Ziya'nın mahkememizin bozma kararından önceki gerekçesinde belirtildiği şekilde, hakkında örgüt kurma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilen ve kesinleşen sanık Hayrullah ve diğer sanık Okyay ile telefon görüşmelerinin olduğu, ayrıca bu dosya kapsamında sanık olmayan ve soy isimleri tespit edilemeyen Bulgaristan vatandaşı Vesko, Aziz ve Musa ile telefon görüşmelerinin olduğunun görüldüğü,

b) Sanık Okyay 'ın mahkememizin bozma kararından önceki gerekçesinde belirtildiği şekilde,  hakkında örgüt kurma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilen ve kesinleşen sanık Hayrullah, yine hakkında örgüte üye olma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilen ve kesinleşen sanık Zülfü ve diğer sanık Ziya ile telefon görüşmelerinin olduğu, ayrıca bu dosya kapsamında sanık olmayan ve soy isimleri tespit edilemeyen Bulgaristan vatandaşı Vesko, Doğan ve ismi ve soy ismi belirlenemeyen X şahıs ile telefon görüşmelerinin olduğunun görüldüğü,

c) Sanık Sedat 'ın mahkememizin bozma kararından önceki gerekçesinde belirtildiği şekilde, hakkında örgüt kurma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilen ve kesinleşen sanık Hayrullah ile telefon görüşmelerinin olduğu, ayrıca bu dosya kapsamında sanık olmayan Haluk ve Kahraman ile telefon görüşmelerinin olduğunun görüldüğü, anlaşılmıştır.

Mahkememiz tarafından bozma öncesi ilk kararda belirtilen bu telefon görüşmelerinin içeriklerine dayanılarak sanık Hayrullah’ın uyuşturucu ticareti yapmak amacıyla örgüt kurduğu, diğer sanıklar Zülfü, Mehmet Ali, Sedat, Ziya ve Okyay’ın  ise kurulan bu örgüte üye olduklarının kabul edilerek; sanıkların TCK.nun 220/1-2. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin ilamında sanıklar Hayrullah, Zülfü ve Mehmet Ali hakkındaki örgüt suçundan dolayı verilen hükümlerin onanmasına karar verilmesine rağmen, bu sanıklarla aynı konuyu teyit eden telefon görüşmeleri olan ve bozma öncesi gerekçede ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde bu telefon görüşmelerinin içeriklerinden sürekli olarak uyuşturucu ticareti suçunu işledikleri anlaşılan sanıklar Sedat, Ziya ve Okyay açısından; yaptıkları telefon görüşmeleri içeriklerinin tam olarak belirlenememesi gerekçesiyle bu sanıklar açısından örgüte üye olma ve uyuşturucu ticareti yapma suçlarından dolayı beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi sebebiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır…

Dolayısıyla sanıklar Hayrullah, Zülfü ve Mehmet Ali 'nin yaptıkları telefon görüşmeleri dikkate alınarak örgüt suçunun unsurlarının oluştuğunun kabul edilmesine rağmen dosya kapsamında bu sanıklarla aynı mahiyette telefon görüşmeleri yapan sanıklar Sedat, Ziya ve Okyay açısından telefon görüşmelerinin içeriğinin örgüt  ve  uyuşturucu ticareti suçlarıyla ilgili olarak mahkumiyet konusunda yeterli kabul edilmemesinin kendi içinde çelişki oluşturduğu, haklarındaki mahkumiyet kararı onanan sanıklarla ilgili örgüt suçunun devamlılık unsuru  konusunda yeterli delil olarak görülen aynı mahiyetteki telefon görüşmelerinin haklarındaki mahkumiyet kararı bozulan sanıklar açısından da yeterli  delil olarak kabul edilmesinin gerektiği anlaşılmıştır…

…2-Sanık Abbas ile ilgili Yargıtay bozma kararı sonrası gerekçe;

…Mahkememiz tarafından bozma öncesi ilk kararda belirtilen telefon görüşmelerinin içeriklerine dayanılarak sanık Mehmet Ali’nin uyuşturucu ticareti yapmak amacıyla kurulan örgüte üye olduğu kabul edilerek TCK’nun 220/2. maddesi ve uyuşturucu ticareti yaptığı kabul edilerek TCK’nun 188/3-4-5.  maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin ilamında sanık Mehmet Ali hakkında örgüt ve uyuşturucu ticareti suçundan dolayı verilen hükümlerin onanmasına karar verilmesine rağmen, bu sanıkla aynı konuyu teyit eden telefon görüşmelerinin içeriğine göre uyuşturucu ticareti suçunu işlediği anlaşılan sanık Abbas'ın yaptığı telefon görüşmeleri içeriklerinin tam olarak belirlenememesi, kendisinde uyuşturucu yakalanmaması ve diğer sanıklarda yakalanan uyuşturucu madde ile ilgisinin kanıtlanamaması gerekçesiyle sanık Abbas açısından uyuşturucu ticareti yapma suçundan dolayı beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi sebebiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dolayısıyla sanık Abbas hakkında örgüte üye olmak ve örgütlü olarak uyuşturucu ticareti yapmak suçlarından dolayı hakkında mahkûmiyet kararı verilen ve kesinleşen sanık Mehmet Ali ile aynı mahiyette telefon görüşmelerinin bulunduğu, sanık Mehmet Ali'de uyuşturucu madde yakalanma tarihinin 11.05.2007 olduğu, sanık Abbas ile sanık Mehmet Ali'nin bu tarihten bir gün öncesi olan 10.05.2007 tarihinde ve bir kaç gün öncesi olan 04.05.2007 tarihinde telefon görüşmelerinin bulunduğu, ayrıca sanık Mehmet Ali'nin evinde daralı ağırlığı 2,5 kg. gelen eroin maddesinin de yakalandığı, sanık Abbas'ın sanık Mehmet Ali ile yaptığı telefon görüşmelerinin sanık Mehmet Ali'nin evinde yakalanan 2,5 kg. eroinle ilgili olduğunun anlaşıldığı anlaşılmıştır.

Sanık Mehmet Ali'nin yaptığı telefon görüşmeleri sebebiyle örgüt suçunun unsurlarının oluştuğunun kabul edilmesine rağmen dosya kapsamında bu sanıklarla aynı mahiyette telefon görüşmeleri yapan sanık Abbas Alkan açısından telefon görüşmelerinin içeriğinin uyuşturucu ticareti suçu ile ilgili olarak mahkûmiyet konusunda yeterli kabul edilmemesinin kendi içinde çelişki oluşturduğu,  mahkûmiyet kararı onanan sanık Mehmet Ali ile ilgili örgüt suçunun devamlılık unsuru konusunda yeterli delil olarak görülen aynı mahiyetteki telefon görüşmelerinin hakkındaki mahkûmiyet kararı bozulan sanık Abbas açısından da yeterli delil olarak kabul edilmesinin gerektiği anlaşılmıştır…” gerekçesiyle direnilerek ilk hükümdeki gibi karar verilmiştir.

Bu hükmün de sanıklar Sedat, Ziya, Abbas ile Oktay ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istemli 03.02.2011 gün ve 33852 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

1412 sayılı CYUY’nın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 318. maddesinde, Ceza Genel Kurulunda incelemenin duruşmalı yapılabileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığından, sanıklar Okyay, Sedat ve Ziya’nın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına dair istemlerinin CYUY’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek inceleme dosya üzerinden yapılmıştır.

Sanıklar Hayrullah  hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti, Zülfü ve Mehmet Ali hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti, sanıklar İsmail ve Nihat hakkında ise uyuşturucu madde ticareti suçlarından kurulun mahkûmiyet hükümleri ile sanık Abbas hakkında örgüte üye olma suçundan verilen beraat kararı kesinleştiğinden, inceleme sanıklar Ziya, Sedat ve Okyay hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, sanık Abbas hakkında ise uyuşturucu madde ticareti suçlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar Sedat, Okyay ve Ziya hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ile sanık Abbas hakkında uyuşturucu madde ticareti suçlarının sübutuna ilişkindir.

                İncelenen dosya içeriğinden;

Mersin Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda hakkındaki hüküm kesinleşen sanıklardan Hayrullah’ın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği yönünde kuvvetli şüphe oluşturan bilgiler elde edilmesi üzerine mahkeme kararıyla iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına başlandığı, soruşturmanın devamında daha sonra sanıklar Ziya, Sedat, Hacı lakaplı Okyay ve Abbas hakkında da iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına karar verildiği,

Aynı dönem içinde yine İstanbul C.Başsavcılığınca yürütülen bir başka soruşturma sırasında da sanık Hayrullah ile haklarındaki hükümlerin kesinleşmesi nedeniyle incelemeye konu olmayan diğer sanıklar Zülfü, Mehmet Ali, Nihat ve İsmail ’in temin ettikleri uyuşturucu maddeleri yurtiçinde satmak ve yurtdışına götürmek amacıyla birlikte hareket ettiklerine ilişkin kuvvetli şüphe oluşturan bilgiler elde edilmesi üzerine mahkeme kararı ile iletişiminin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına başlandığı,

Yürütülen soruşturma sırasında bu sanıkların önemli miktarda uyuşturucu madde elde ettiklerinin belirlenmesiyle 11.05.2007 günü operasyon kararı alınarak, sanık Hayrullah’ın saat 18.30 sıralarında üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış Vasko ismine düzenlenmiş sahte bir Bulgaristan pasaportu ve aynı kişiye ait sahte kimlik belgesiyle yakalandığı, kullandığı araçta yapılan aramada 24 paket halinde daralı ağırlığı toplam 15 kg. olan uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, 

Yine aynı gün yakalanan Mehmet Ali’nin evinde yapılan aramada üç paket halinde daralı ağırlığı toplam 2,5 kg olan uyuşturucu madde ve bir adet ruhsatsız tabancanın ele geçirildiği,

Sanık Nihat 'ın üst aramasında 1 gram, evinde de 40 gram olmak üzere toplam 41 gram uyuşturucu maddenin, sanık İsmail’in üst aramasında ise uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği düşünülen 5.650 Lira paranın yakalandığı,

Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun 20.08.2007 tarihli raporuna göre; sanık Nihat’ta yakalanan uyuşturucu maddenin net 18,62 gr. eroin ve 442 mg. 6-MAM (mono asetil morfin),  sanık Mehmet Ali 'de yakalanan maddenin net 1.969,13 gr. eroin ve 41,548 gr. 6-MAM, sanık Hayrullah’da  yakalanan maddenin net 9.376,294 gr. eroin, 261,844 gr. 6-MAM olduğunun tespit edildiği,

Bu sanıklar hakkında 31.05.2007 tarihinde İstanbul C.Başsavcılığınca kamu davası açıldığı, bunun üzerine Adana C.Başsavcılığınca incelemeye konu sanıklar hakkındaki soruşturma evrakının yetkisizlik kararıyla İstanbul C.Başsavcılığına gönderildiği, sanıkların yakalanması amacıyla İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince 21.06.2007 tarihinde yakalama kararı verildiği,

Sanıklardan Sedat’ın 02.08.2007 tarihinde Edirne’de, Ziya’nın 12.09.2007 tarihinde Bursa’da, Abbas’ın 13.11.2007 tarihinde Aksaray’da,  Okyay’ın de 18.12.2007 tarihinde İzmir’de yakalandıkları ve haklarında açılan kamu davalarının incelemeye konu olmayan diğer sanıklar hakkında açılan dava ile birleştirilmesine karar verildiği,

Sanık Sedat’ın hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen ve uyuşturucu madde ticareti suçundan sabıka kaydı bulunan Hayrullah ’ın oğlu olduğu, sanık Sedat’ın diğer sanıklar Ziya, Okyay ve açık kimliği tespit edilemeyen ve yakalanamayan Vesko isimli Bulgar vatandaşı ile telefon görüşmelerinin bulunduğu, 

11.06.2002 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2004 tarihinde kesinleşen 12.02.2004 gün ve 213-15 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY’nın 403/5-7 ve 59. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasına mahkûm edilen, ancak daha sonra uyarlama yargılaması sonucunda cezası 5237 sayılı TCY’nın 188/3 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına indirilen sanık Ziya’nın; sanıklardan Hayrullah, Okyay ve Sedat ile açık kimliği tespit edilemeyen Vesko başta olmak üzere başka kişilerle de irtibatının olduğu,

Sanık Okyay’ın ise sanık Hayrullah’ın şoförlüğünü yaptığı, zaman zaman onun cep telefonuna baktığı, sanıklar Sedat ve Ziya ile hakkındaki hükümler kesinleşen Zülfü, Mehmet Ali ve Vesko isimli kişiyle telefon görüşmelerinin bulunduğu,

Sanık Abbas’ın hakkındaki hüküm kesinleşen sanıklardan Mehmet Ali ile çok sayıda telefon görüşmesinin olduğu, bunun dışında diğer sanıklarla bir irtibatının saptanamadığı,

Anlaşılmaktadır.

Sanıkların gerek kendi aralarında, gerek hakkında hüküm kesinleşen diğer sanıklarla, gerekse açık kimlikleri tespit edilemeyen kişilerle yaptıkları ve mahkeme kararıyla dinlenilen birçok telefon görüşmeleri mevcut olup telefon görüşmelerinin tamamının karara alınması olanaklı değil ise de örnek olması açısından bir kısmına yer verilmesinde yarar bulunmaktadır.

12.01.2007 günü saat 11.09’da Hacı lakabını kullanan sanık Okyay ile sanık Hayrullah arasında;

Okyay   : İşimiz bitince seni arayalım mı?

Hayrullah            : Yok buluşunca bir arayın… Ondan sonra onu götür yanında nereye gidecekse, nereye gidiyor, nasıl gidiyor, kime gidiyor ne yapıyor.

Okyay                   : Tamam

12.01.2007 günü saat 14.34’ te sanık Sedat ile Hayrullah arasında;

Hayrullah            : 200-200 olursa kaç günde biter, bir kişi gidip başında bekleyecekmiş 200-200 veririz diyorlar, ama aylarca beklenmez, 3 gün.

Sedat    : Şimdi orada finansman meselesi 200’ü alacaklar karşıya geçirecek alacak gelecek, yani bir haftada biter. 4 parça zaten.

Hayrullah            : Sen yine konuş teyit al.

Sedat    : Tamam oldu, şey de tamam öbür gitmeden önce Salı günü burada hepsiyle buluşturuyorum, burada her şeyiyle anlaşırlar giderler mala okey derler devam ederler.

16.01.2007 günü saat 18.15’te sanık Sedat ve Hayrullah arasında:

Hayrullah            : Şimdi soruyorlar, kim kaçta gitti, saat kaçta nerede buluşacak, filan falan orda bekliyorlar Brüksel’de, saat kaçta uçtular.

Sedat    : Saat 4’te uçtular. Akşam otellerine yerleştikten sonra ararlar. Vesko’nun vermedim, Enver’inkini verdim

Hayrullah            : O zaman Vesko’nunkini ben sana vereyim… İki kişi buradan gitti, bir de İngitere’den geliyor galiba

Sedat    : Okey, bunlar her şeyi ayarlayabilecekler… Ben onlara şey dedim normal sana verilen fiyatları aynen söyledim…orada gizli kapaklı oynamanın bir anlamı yok, çünkü işin başında değiliz.

Yine aynı gün saat  20.22’de sanık Sedat ve Hayrullah arasında:

Hayrullah            : Bizim bu Bulgar kardeşlerimiz diyor ki onların ismi neydi onları nasıl bulacağız, isimleri var mı onların, yoksa orada buluşacakları telefondan mı?

Sedat                    : Ragıp biri de Dikram. Biri Müslüman biri şey.

Hayrullah            : Sen Enver’e telefon edip ne yapacağımızı söyleyebilir misin, ortada kalmasınlar birbirleriyle Enver buluştursun getirsin götürsün.

18.01.2007 günü saat 14.54’ te sanık Ziya ve Hayrullah arasında:

Hayrullah            : Vesko’dan haberin var mı? Dönüyorlarmış galiba

Ziya        : Bana bugün şöyle bir şey söyledi acaba İstanbul’da bir hazırlık var mı dedi.

Hayrullah            : Ne gibi bir hazırlık. Bir konuşma yapılabilir gelecek gidecek varsa bize derlerse ki şu günü şu geliyor iş biter… İstanbul’da bekliyoruz esas arkadaşlarımız burada giden gelenler sözcüydü aracıydı.

Ziya        : Hayır anlatamadım abi, buradan sizin göndereceğiniz kumaşlar yok mu?

Hayrullah            : O başka, o mühim değil, o daha sonra bu Brüksel’deki konteynırlar için gelecek.

Ziya                       : Tamam tamam onlar pazartesi buradalar abi.

22.01.2007 tarihinde saat 14.37’ de sanık Ziya ile Vesko arasında:

Ziya                       : Neredesiniz, oteli bulabilir misiniz, Çınar Oteli, Yeşilköyde?

Vesko   : Bulamam abi… Gişelerin yanında buluşalım… Hiç arabayla gelmedim Ziya Abi.

22.01.2007 tarihinde saat 14.47’ de sanık Okyay ile Hayrullah arasında;

Okyay   : Biz şimdi Mahmutbey gişelerinden arkadaşları almaya gidiyoruz, oradan da Çınar Otele doğru gidelim diyoruz.

Hayrullah           

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat