Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/419 Esas 2012/247 Karar
Karar Dilini Çevir:
Ceza Genel Kurulu         2012/2.MD-419 E.  ,  2012/247 K.
"İçtihat Metni"

Tebliğname: 2010/288534
Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu
Mahkemesi : YARGITAY 2. Ceza Dairesi
Günü : 28.12.2011
Sayısı : 2-2

Sanık A. K.hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının yargılaması sırasında Yargıtay 4. Ceza Dairesince 22.09.2011 gün ve 38-15 sayı ile;
“...Sanık A.K.’nın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 125/3. maddesinde düzenlenen hakaret suçlarıyla ilgili görevin 09.02.2011 tarih ve 6110 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14/son maddesi uyarınca ve Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 09.06.2011 gün 15 sayılı kararı gereğince Başkanlar Kurulu tarafından hazırlanıp Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun onayından geçen 12.06.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.07.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren işbölümü kararında gösterilen ilkelere göre Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesi’ne verilmiş olduğundan anılan Yasanın Geçici 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca görevli Yargıtay Yüksek 2. Ceza dairesine tevdiine” karar verilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği Yargıtay 2. Ceza Dairesince yapılan yargılama sonucunda 28.12.2011 gün ve 2-2 sayı ile; “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK.'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine” oyçokluğuyla karar verilmiş, Daire üyeleri N. Ç. ve E. G. ise;
“…Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller; savunma, katılan beyanları ve tanık açıklamalarından oluşmaktadır. Sanık ile katılanın duruşma sırasında giyim konusunda tartıştıkları iki taraf beyanlarına göre tartışmasızdır. Sanık hakimin, duruşmanın tarafı olan katılanın kimlik tespiti amacıyla peçesini açması konusunda uyardığı, katılanın peçesini yüzünün görünebileceği kadar çenesinin altına indirdiği, sanığın başını açacak şekilde peçesini çıkarması ısrarı üzerine tartışma başladığı, katılanın duruşma salonunda olanlara dışarıdakilerin tanık olması için kapıyı açarak ‘Herkes uğradığım bu haksızlığa, rezalete tanık olsun’ beyanları üzerine sanığın ‘terbiyesiz, ukala’ sözlerini katılana söylediği tanık A. Z.'nın aşamalardaki uyumlu anlatımı ile sabittir.
Kanıtların Değerlendirilmesi:
Olayın tanıkları katılanın kardeşi M.S., duruşma katibi M.D., mübaşirlik görevini yapan E. Y.ve taraflarla hiçbir ilgisi yakınlığı bulunmayan A. Z.İ.'dir. Tanık M. katılanın iddialarını doğrular yönde, M. ve E. ise savunmayı destekler yönde beyanlarda bulunmuşlardır. Hem Hukuk hem Ceza yargılamasında asıl olan tanıkların doğruyu söyledikleri olup kasten gerçeğe aykırı beyan yalan tanıklık suçunu oluşturmaktadır. Yargılama sırasında suç olarak kabul edilmeyen ancak birbirleriyle çelişen tanık beyanlarında ise yargılamayı yapan hakim, insan psikolojisi, olayın oluşu, taraflarla ilgi gibi birçok hususu bir arada değerlendirip üstün tuttuğu beyana üstünlük tanıyarak vicdani kanaatini oluşturmaktadır. Somut olayda; sanık hakim, lehine beyanda bulunan tanıklar M. ve E.'in devlet memurları disiplin yönetmeliği uyarınca sicil amiridir. Sürekli bir arada ve ast-üst ilişkisi içinde aynı çalışma ortamını paylaştıkları göz önüne alındığında beyanları tarafsız bir tanığa göre üstün tutulamaz. Olayın tanıklarından M. ise katılanın kardeşi olup aralarında hiçbir husumetin bulunmadığı bir kardeşin diğer kardeşiyle ilgili bir olayda beyanda bulunurken duygularını gerçeklere karıştırma olasılığı göz önüne alındığında bu tanığın da beyanı tarafsız bir tanığın beyanına tercih edilmeyebilir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde tanık A.Z.'nın beyanlarına üstünlük tanınmasının dosyaya uygun olacağı, dosyada bu tanığın tarafsızlığına engel hiçbir bilgi/belgenin bulunmadığı görülmektedir.
Hukuki Niteleme:
Yukarıdaki oluş ve kabule göre katılanın duruşma sırasında geçen tartışmaları ‘rezalet’ olarak niteleyerek bunu yüksek sesle ve herkesin duyabileceği bir ortamda söylemesi 5237 sayılı TCK.nun 129/1. maddesinde düzenlenen sanığa karşı yapılmış haksız bir fiildir. Olayı başlatanın kimin olduğu 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesinde olduğu gibi hakaret suçlarında önemli değildir. Katılanın bu sözleri üzerine sanığın ‘terbiyesiz, ukala’ biçimindeki katılana karşı söylediği sözler, 5237 sayılı TCK.nun 125/1. maddesinde düzenlenen onur, şeref ve saygınlığı rencide eder niteliktedir.
Katılanın duruşmayı ‘rezalet’ olarak niteleyerek bu haksız bir fiili karşısında sanığın hakaret nitelikli sözleri söylediği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 129/3. maddesinin yollamasıyla 5271 sayılı CMK.nun 223/4-c maddesince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz” görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Hükmün Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ve katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozma” istemli 08.03.2012 gün ve 288534 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın, hakaret suçundan beraatine karar verilen somut olayda, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, suçun sübutuna ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
30.04.2002 tarihinde 1. sınıfa ayrılmış olan sanık A. K.'nın suç tarihi itibarıyla Fatih İcra Ceza Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı,
Fatih 2. Aile Mahkemesi'nin 2007/194 esas sayılı dosyasında davacı konumunda bulunan katılan N.S.D. ve üç çocuğu için toplam 440 lira tedbir nafakasına hükmedildiği ve katılanın istemiyle Fatih 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/8416 esas sayılı dosyasında eşi Ü. D. hakkında icra takibi başlatıldığı, yine katılanın şikayeti üzerine, sanık Ü.D. hakkında nafaka yükümlülüğüne uymama suçundan Fatih 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2008/891 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı,
Anılan yargılamada katılanın vekiline duruşma gününün tebliğ edildiği, avukatın vekillikten istifa etmesi nedeniyle 02.04.2009 günlü oturumda şikayetçi Naciye adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine karar verildiği, suç tarihi olan 21.05.2009 günlü oturumda da, “Celsenin açıldığı, müştekinin duruşma salonuna peçeli geldiği, peçesini çıkarması istendiği halde peçesini çıkarmadığı, duruşma salonundan dışarı çıkarıldı. G.D. Müştekinin duruşma salonuna kılık kıyafet kanununa uygun gelmediği görülmekle mazeretli sayılmasına” şeklinde tutanak tutularak duruşmanın 16.07.2009 gününe ertelendiği, bir sonraki oturumda Hakim ...... tarafından yargılamanın sürdürüldüğü ve 16.07.2009 günü sanık Ünal Doruk'un 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verildiği,
Katılan N.S.nin 22.05.2009 günlü Adalet Bakanlığına gönderdiği dilekçesinde, İcra Ceza Mahkemesi Hakimi .........’nin 21.05.2009 günlü oturumda başını açmaya zorladığını, açmaması nedeniyle duruşmasını yapmayarak kılık kıyafet kanununa uygun gelmediğinden bahisle tutanak tutup duruşmayı 2 ay sonraya ertelediğini ve duruşma salonundan çıkarken kendisine “terbiyesiz, ahlaksız, ukala kadın” dediğini belirttiği,
Muhakkik tayin edilen İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda cezai ve disiplin soruşturma açılması gerektiği yönünde görüş bildirildiği,
Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 2009/1513 sayılı yazısı ile başlatılan disiplin soruşturması sonucunda İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı tarafından düzenlenen 13.04.2010 gün ve 18 sayılı raporda da, mahkeme hakimi hakkında disiplin işlemi yapılması gerektiği yönünde düşünce bildirildiği,
Adalet Bakanlığının 18.07.2010 günlü oluru ile “terbiyesiz, ahlaksız ukala kadın” şeklindeki sözleri söylediği iddiası nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan cezai yönden kovuşturma yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, Beyoğlu C.Başsavcılığının 23.08.2010 gün ve 16263-734 sayılı iddianamesi ile son soruşturmanın açılması isteminde bulunulduğu ve Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesince 19.10.2010 gün ve 243-277 sayı ile 5237 sayılı TCY’nın 125/3. maddesi uyarınca hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle son soruşturmanın açılmasına karar verildiği,
Sanık A.K.’nın şikâyeti üzerine de katılan N. S. hakkında, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı TCY'nın 125/1, 3-a, 4. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Fatih C.Savcılığının 07.10.2009 gün ve 6351 sayılı iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, yargılama sonucunda İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesince 25.10.2011 gün ve 1275-1996 sayı ile, mahkeme hakiminin hukuka aykırı hareketi sonucunda suç konusu sözlerin söylendiği anlaşıldığından eylemin haksız fiile tepki nedeniyle gerçekleştirilmesine göre TCY'nın 129/1. maddesi uyarınca sanık N. S. hakkında ceza vermekten vazgeçilmesine karar verildiği ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay C.Başsavcılığı'nda olduğu,
Tanık A. Z. İ.'nin Fatih 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2007/4354 esas sayılı dosyasında İİY'nın 345. maddesi uyarınca sanık olarak yargılandığı, sanığın katıldığı 21.05.2009 günlü oturumda şikâyetçi vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilip duruşmanın 09.07.2009 gününe bırakıldığı, yargılamanın Hakim .......tarafından yürütülüp 22.04.2010 tarihinde İİY'nın 347. maddesi uyarınca davanın düşürülmesine karar verildiği,
Katılan’ın aşamalarda benzer olacak şekilde, “Olay günü sanığın yetkili olduğu Fatih 1. İcra Tetkik Merci Mahkemesinin 2008/891 esas sayılı dosyasında davacı sıfatı ile duruşmaya katılmak için gelmiştim. Duruşma sıram geldiğinde içeriye alındım. Bu sırada üzerimde siyah renkli çarşaf tabir edilen kıyafet vardı. Yüzümde peçe yoktu. Gözlerim ve ağzıma kadar olan kısmı gözüküyordu. Duruşma hakimi ...... çarşafımı çıkartmamı istedi. Ben de çarşafımı çene altıma kadar indirerek bütün yüzüm gözükecek şekilde aşağıya doğru çektim ve çarşafımı başımdan tamamen açamayacağımı altında sadece bonemin olduğunu söyledim. Bunun üzerine sanık 'bu şekilde olmaz çarşafını tamamen çıkartacaksın' dedi. Bu sırada duruşma salonunda benimle birlikte gelen ağabeyim M. S.ve benden önce duruşması yapılan A. Z. İ. isimli şahıs vardı. Sanık mübaşir ile birlikte Mehmet ve Ahmet'i dışarı çıkarttırarak duruşma salonu kapısını kapattı. İçeride katip ile birlikte üçümüz kaldık. Sanık tekrar çarşafımı çıkartmamı söyledi. Yüzümün göründüğünü söyleyerek çıkartmayacağımı tekrarladım. Bunun üzerine bana ‘Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem.. Yargılama başlayamaz’ dedi. Ben de Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında böyle bir yasak olmadığını, kendi düşüncelerini uygulayabilmek için Atatürk'ün arkasına sığındığını, bu kıyafet ile daha önce başka mahkemelerde duruşmaya çıktığımı söyledim. Bu sırada sanık başlanmayan duruşmanın tutanağını tutturmaya başladı. Ben de bu şekilde gerçeği yansıtmayan tutanağın tutulamayacağını söyledim. Bu tartışmalarımız sırasında bir ara dışarıda bulunan ağabeyim Mehmet içeri girmek istedi. Sanık onu tekrar dışarıya çıkarttı. Yine bana çarşafımı çıkartmamı söyledi. Ben de başka bir örtümün olmadığını, inancım gereği örtündüğümü, başımda sadece bonem olduğu için çıkartamayacağımı söyledim ve başka mahkemelerde bu şekilde baskıya uğramadığımı söyleyerek ‘niçin zulüm ediyorsunuz ikimiz de öleceğiz Allah'ın huzuruna çıkacağız’ dedim. Sanık ‘Senin Allah'ın burada olmaz. Onun kanunları burada geçmez" diyerek bağırdı. Kıyafetim nedeni ile başlatmadığı ve ertelediği duruşmanın tutanaklarını yazdırmaya başladı. Bunun üzerine ben de duruşma salonunun kapısını açtım. ‘Uğradığım haksızlığa bu rezalete herkes şahit olsun’ dedim. Bunun üzerine sanık ‘burada ne rezalet var, terbiyesiz, ahlaksız ukala çık git’ diyerek bağırdı. Ben de duruşma salonunu terk ettim. Duruşma salonunda bulunduğum süre içerisinde sanığa hakaret içeren herhangi bir söz söylemediğim gibi fiilen bu manaya gelecek bir hareket de yapmadım. Sanığa ‘sen benim davama bakamazsın. ‘Öbür celseye sen benim davama bakmayacaksın. Sen de Ergenekonun altından çıkacak olanlardan birisin’ şeklinde bir şey söylemedim. Ben sadece duruşma salonunu terk ettikten sonra salonda uğradığını haksızlık nedeniyle sinirle kendi kendime ‘inşallah Ergenekonun içinde olanlardan değildir’ dedim. Bunu da hakaret kastıyla söylemedim, Duruşma salonunu terk edip dışarı çıkmış, kapı önünde bekleyenlere salonda uğradığım haksızlık ve beklemediğim bu olay haleti ruhiyesi ve üzüntüsü içinde kendi kendime ‘İnşallah Ergenekon'un içinde olanlardan değildir’ dedim. Bunu duymuş olacaklar ki ‘göreceksiniz Ergenekon'un içinde olanlardan biriyim’ dediğini işittim ve dönüp arkama baktığımda yumruklarını sıkmış bir vaziyette bağırıyordu”,
Tanık E. Y.'ın aşamalarda benzer olacak şekilde; “Fatih 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2008/891 esas sayılı dosyasında davacı N. D., dava nafaka borcunu ödememe, davalı Ü. D.duruşma salonuna girerken yüzü tamamen peçe ile kapı değildi ağzı burnu ve yüzünün büyük bir bölümü açıktı. Hakime hanım davacı bayana ‘çarşafını aç’ dedi. Tanık A. Z.'nın duruşma salonunda olup olmadığını hatırlamıyorum. Kendisini de tanımam, beni duruşma salonundan çıkarttı, daha sonra içeride neler olduğunu görmedim… bir zaman sonra N. S. kapıyı açarak ‘açın kapıyı herkes duysun senin de Ergenekon'da ismin var’ diyerek çekti gitti”,
Tanık M. D.’in aşamalarda benzer olacak şekilde, “Olay günü ben katip olarak görevliydim, müştekiye sıra gelince geçici mübaşirlik yapan E.tarafları çağırdı, taraf yerine geçtikten sonra Hakime hanım ‘başınızı indirin, altında bone ya da tülbent vardır onunla kalın’ diye söyledi, taraf bunu reddetti, ‘altında tülbent yok, bonem var çıkaramam’ dedi, hakime hanım bir kaç kez bunu yineledi, taraf

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat