Mahkemesi : ... Sulh Ceza
Taksirle yaralama suçundan sanık ...'nin kusurunun bulunmaması nedeniyle beraatine ilişkin, ... Sulh Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile;
"Sanığın idaresindeki otobüsle meskun mahalde, gündüz vakti, refüjle bölünmüş tek yönlü ve çift şeritli, toplam genişliği 6,1 metre olan yolda, ışıklı yaya geçidine 5,5 metre, kavşağa 8,5 metre mesafede, yolun sağ şerdi içinde park halindeki aracına binmekte olan mağduru gördüğü halde dikkatini teksif etmeden seyrine devamla aracının sağ ön kapısına çarparak, mağdurun parmağının kapı ile araç arasına sıkışması neticesinde yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen olayda kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... tarihli raporun bu sebeple oluş ve dosya kapsamına daha uygun bulunduğu, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik ve oluşu yanlış değerlendiren üniversite öğretim üyesi heyeti raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
... Sulh Ceza Mahkemesi ise ... gün ve ... sayı ile;
"Yargıtay 12. Ceza Dairesi ile mahkememiz arasındaki uyuşmazlık; somut olayda yaşanan trafik kazasında sanığa yüklenecek az kusur bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Öncelikle somut olayın gelişimi şu şekilde mahkememizce kabul edilmiştir. Katılanın olay günü alış veriş yapmak üzere ... plakalı aracını yol kenarına park ettiği, alış veriş sonrasında aracına binerek hareket ettiği sırada yol kenarında tanıdığı olan ...'in aracı ile ilgili sorun yaşadığını gördüğü, aracından inerek tanığa yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorduğu ve sonrasında aracına binmek üzere aracına yaklaştığı sırada, sanık İsmail'in korna çalmak sureti ile katılanı uyardığı, ancak sanığın kullanmış olduğu otobüsün bir kısmının katılanın yanından geçtiği halde katılanın kendi aracının kapısını açarak aracına binmeye çalıştığı sırada otobüsün kapıya çarpması neticesinde katılanın parmağının kendi araç kapısı ile otobüsün sağ yan kısmı arasında sıkıştığı, katılanın hayati tehlike geçirmeyecek ancak vücutta kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı mahkememizin kabulündedir.
Yapılan keşif sonrasında dosyaya rapor hazırlayan bilirkişi ... raporunda ve ... Teknik Üniversitesinden seçilen trafik kazalarında uzman üç kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan raporda sanık kusursuz bulunmuş, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda ise sanığın tali az kusurlu olduğu belirtilmiştir. Her üç raporda da otobüs ile yanından geçmekte olan sanığı görmesine rağmen aracının kapısını açarak binmeye çalışan katılan kusurlu kabul edilmiştir. Adli Tıp raporunda; kazanın meydana geldiği yolun genişliğinin 6,10 metre olduğu, yolun sağ şeridinde katılana ait araç park halinde bulunduğu sırada ve bu aracın kapısının açık olması durumunda taşıt yolunun genişliğinin 3,20 metre, araç kapısının kapalı olması halinde taşıt yolu genişliğinin 3,70 metre olup karayolları trafik yönetmeliğinin 128. maddesine göre bir aracın azami genişliğinin 2,55 metre olabileceği de nazara alındığında sanığın park halindeki katılanın aracının biraz daha uzağından geçiş yapabilme imkanı varken yolun solundan geçiş yapmayarak katılanın yaralanmasına sebep olduğu kanısı ile tali az kusurlu olduğunu belirtmiştir. Sanığın kullanmış olduğu aracın otobüs olup otobüsün manevra kabiliyetinin otomobillere nazaran daha kısıtlı olması ve söz konusu taşıt yolunun bölünmüş çift şeritli yol olup sağ şeritte park halindeki katılana ait araç bulunur iken güvenli şekilde geçecek mesafeyi ayarlayan sanığın katılanın yanından otobüs geçmekte iken kapısını açacağını öngörerek sol tarafa yaklaşarak geçmesini beklemenin hayatın olağan akışı gereği sanıktan beklenilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle önceki hükmünde direnmiştir.
Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, ... sayı ve "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; bir kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasında sanığın kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile gündüz vakti, meskûn mahalde, tek yönlü, 6,1 metre genişliğinde, orta refüjle bölünmüş, zemini kuru, asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, ışıklı yaya geçidine 5,5 metre, kavşağa 8,5 metre mesafede, yolun sağ şeridi içinde park halindeki aracına binmekte olan katılanın aracının sağ ön kapısına çarparak, katılanın parmağının kapı ile araç arasına sıkışması neticesinde yaralanmasına neden olduğu,
Katılan hakkında düzenlenen adli raporda; sol el 3. parmağının eklem seviyesinde ampute olduğunun, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını 2. derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği,
Sanığın olay esnasında alkollü olmadığı, E sınıfı ehliyetinin bulunduğu,
Olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre; olayın ... İlköğretim Okulunun önünde meydana geldiği, katılana ait Toyota marka aracın sol ön kapısında çarpma izinin olduğu, menteşelerin olduğu yerin çökük olduğu, yerde kan izi ve araba parçalarının olduğu, Mercedes marka otobüste ise herhangi bir hasar olmadığı,
Mahkemece yapılan keşif sonucu trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; olay yerinin meskun mahal, gündüz vakti, düz ve eğimsiz, refüjle bölünmüş tek yönlü ve çift şeritli, toplam genişliği 6,1 metre olan yolda, kaza yapan aracın kurallara uygun olarak durakladığı, aracın sürücü kapısı kapalı vaziyette iken aracın sol tarafında 3,7 metre, sürücü kapısı açık konumda ise 3,2 metre mesafe bulunduğu, Karayolları Trafik Kanununun 128. maddesine göre bir aracın genişliği azami 2,55 metre olacağı, aracın ışıklı yaya geçidine 5,5 metre, kavşağa ise 8,5 metre mesafede olduğu, fren izi olmadığı ya da tespit edilemediğinden teknik olarak hız tespitinin yapılamayacağı, sürücü ...'in trafik akışını kontrol etmeden taşıt yoluna girmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68. maddesinin (c) bendinde öngörülen "zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunmaları yasaktır" kuralını ihlal ettiğinden 8/8 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nin herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı,
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda; sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otobüs ile olay mahalline 6,1 metre genişlikteki tek yönlü bölünmüş yolda seyri sırasında yolun sağ kenarında park etmiş olan otomobile binmek isteyen kişiyi görüp uyarıda bulunduğu halde açık kapıya rağmen otomobilin biraz daha uzağından geçme imkanı varken açılan kapıya çarpacak şekilde geçiş yapmakla dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile tali az kusurlu olduğu, sürücü ...'in yol kenarında park halindeki otomobiline binmek istediğini fark ederek kendisini uyaran otobüsün yaklaştığını görmesine rağmen yaklaşan otobüse doğru kendi aracının kapısını açıp, açılan kapı ile otobüsün yan kesimi arasında elinin sıkışması neticesi yaralandığı olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu,
... Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda; dosyada olayın meydana gelişi ile ilgili beyanlara göre olay sırasında mağdur Hicazi'nin sanık ... yönetimindeki otobüs yanından geçerken aracın bu sırada parmağının da kapı ile otobüsün sağ yan kısmı arasında sıkıştığı, mağdur Hicazi'nin aracının kapısını otobüs geçmeden önce açmış olması halinde otobüsün sağ ön köşe kısmı ile otomobilin kapısına çarpması ve otomobilin kapısını önüne alıp koparması gerektiği, kapı kopmadığına ve dosyadaki görgü tespit tutanağına göre kapının menteşelerinin hasar gördüğü dikkate alındığında, otomobilin kapısının otobüs geçmeye başladıktan sonra açıldığı, dolayısıyla yanından geçtiği otomobilin kapısının açılmasına karşı yol ve otobüs genişlikleri gözönüne alındığında, otobüs sürücüsü ...'nin kazanın oluşumunu önlemek bakımından alabileceği bir tedbir bulunmadığından olayda kendisine atfı kabil bir kusur oranı mevcut olmadığ