Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/464 Esas 2017/285 Karar
Karar Dilini Çevir:
Ceza Genel Kurulu         2014/464 E.  ,  2017/285 K.
"İçtihat Metni"


Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Günü : 20.04.2010
Sayısı : 112-195

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'un 5237 sayılı TCK’nun 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 267/1, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye ilişkin İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.04.2010 gün ve 112-195 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.11.2013 gün ve 9860-13654 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28.02.2014 gün ve 217058 sayı ile;
"Yüksek Dairenin onama kararının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Zira iftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nun 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmektedir. Olay tarihinde önleme araması için görevli polis memurları, ön kısmında plakası olmadığından durdurulan araçta üzerinde kimlik bulunmayan sanığın kimliği sorulduğunda sabıkalı olması nedeniyle polis memurlarına ...'ın kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminde; TCK'nun 206/1. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak ve TCK'nun 268/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarının unsurları mevcut olmadığı ancak kamu görevlisine kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunan sanığın fiilinin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kabahati oluşturduğu..." düşüncesiyle itiraz kanun yoluna müracaat etmiştir.
CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 13.05.2014 gün ve 3622-6066 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında aynı suçtan kurulan hüküm ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin nitelendirilmesine ilişkindir.
Belen İlçe Emniyet Amirliğinin son aylarda ilçede meydana gelen çok sayıda kaçakçılık olayı ve bu doğrultudaki ihbarlar nedeniyle önleme araması kararı talebinde bulunduğu, İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.01.2007 tarih ve 2007/7 değişik iş sayılı kararı ile; Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 19. maddesi gereğince suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silah, patlayıcı veya eşyanın tespiti amacıyla 05.01.2007-10.01.2007 tarihleri arasında şüpheli şahıslar, ihbar edilen araçlar ve araçlardaki şahısların üstlerinde önleme araması yapılmasına izin verildiği,
07.01.2007 tarihli "olay yakalama ve zapt etme" başlıklı tutanakta; İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.01.2007 tarih ve 2007/7 değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden, Hatay istikametinden İskenderun istikametine seyreden ve ön kısmında plaka bulunmayan aracın durdurulduğu, aracın sürücülüğünü başka dosya sanığı ...isimli şahsın yaptığı, araç içerisindeki diğer iki şahsın ise kimliklerinin olmadığı, inceleme dışı sanık ...'ın kendisini ..., sanık ...'un ise kendisini ... olarak tanıttığı, bu şahısların davranışlarından ve kimliklerinin olmamasından şüphelenilmesi üzerine söz konusu araç ve şahıslar ile birlikte polis merkezine geçildiği, kimlikleri olmayan ve kendilerini ... ve ... olarak tanıtan inceleme dışı sanık ... ile sanık ...'un üstlerini aratmayacaklarını söyleyerek zorluk çıkartmaları üzerine şahıslara kademeli olarak zor kullanılıp kelepçe takıldığı, araç içerisinde yapılan aramada ise; vites kutusu içerisinde bir adet Browning marka 9 mm çapında tabanca ve bu tabancaya ait bir adet şarjör ile on dört adet 9 mm çaplı dolu fişek, şoför koltuğu kapısı iç cebindeki şeffaf poşette 1 adet 22 ayar alyans, 2 adet çeyrek altın, 1 adet 22 ayar çocuk bileziği, 2 çift çocuk küpesi, 1 adet mavi taşlı göğüs iğnesi, 1 adet 22 ayar bayan küpesi iğnesi, 1 adet kalp şeklinde mavi taşlı kolye broşu, 1 adet üzerinde iki kalp figürü bulunan düşük ayarlı bayan yüzüğü, 1 adet Kuran-ı Kerim tasvirli altın kolye ile içi boş bilezik kutusu bulunduğu ve ayrıca 1 adet toplam uzunluğu 37 cm olan tornavida ile boru anahtarının ele geçirildiği bilgilerine yer verildiği, söz konusu bu tutanağı sanık ...'un ... ismiyle ve şüpheli sıfatıyla imzaladığı,
Kimlik tetkiki için alınan parmak izi basım formunun da ... ismi ile tanzim edildiği, yapılan parmak izi araştırması sonucunda, sanık ...'un gerçek kimliği ile 26.10.2001 tarihinde Adana Emniyet Müdürlüğünde hırsızlığa teşebbüs suçundan parmak izleri alındığından, sanık ...'un, ... isimli şahsın kimlik bilgilerini kullandığının tespit edildiği,
07.01.2007 tarihli doktor raporunun da ... adına düzenlendiği, dosya içerisindeki diğer belgelerin ise sanık ...'un gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği,
Gerçekte var olan bir kişi olan mağdur ...'ın, sanık ... ile akraba olduğu ve nüfus kayıt örneğinin dosya arasında bulunduğu,
Anlaşılmaktadır.
Mağdur ... mahkemede; olay ile ilgili herhangi bir bilgi ve görgüsünün olmadığını, sanık ...'u halasının oğlu olduğu için tanıdığını,
İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; sabıkası bulunduğundan ve arama kaydı olabileceğini düşündüğünden kimlik bilgisini soran polise kardeşi ...'ın adını vererek kendisini tanıttığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık ... aşamalarda; sabıkalı olduğundan, polislerce kimliği sorulduğunda akrabası ...'ın kimlik bilgilerini kullanıp kendi kimliğini gizlediğini, parmak izi alınınca ise gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığını savunmuştur.
Uyuşmazlığın isabetli bir biçimde çözümlenebilmesi için 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçları ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati üzerinde durulması gerekmektedir.


I- Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu:
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Adliyeye karşı suçlar" bölümündeki 268. maddede; “İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde bu suçun iftira suçunun özel bir işleniş biçimini oluşturduğu belirtilmiştir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun iftira suçunun özel bir şekli olduğu madde sıralamasından da anlaşılmaktadır. TCK'nun 267. maddesinde iftira suçu düzenlendikten sonra 268. madde kaleme alınmış, daha sonra iftira suçundaki etkin pişmanlık hükmünü içeren 269. madde düzenlenmiştir.
Ayrıca TCK'nun 268. maddesinin iptali istemiyle yapılan itirazın Anayasa Mahkemesince 22.05.2012 gün ve 3-95 sayı ile reddine karar verilmesinin yanında, 268. maddede iftira suçuna yapılan atfın sadece cezayla sınırlı olmadığı, 267. maddedeki iftira suçunun nitelikli hallerini düzenleyen fıkralar ile 269. maddedeki etkin pişmanlık hükümlerinin de 268. madde için geçerli olacağı belirtilmiştir.
Bu bağlamda failin işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve o kişi hakkında iftira atmışcasına soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması durumunda, bu madde hükmü uygulanacaktır. Suçun oluşması için, failin daha önce bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranması, kendi kimliğini vermesi

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat