Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/792 Esas 2015/42 Karar
Karar Dilini Çevir:
Ceza Genel Kurulu         2014/792 E.  ,  2015/42 K.NİTELİKLİ DOLANDIRICILIKSİGORTA BEDELİNİ ALMAK MAKSADIYLA DOLANDIRICILIKŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİTÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 503TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 504TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 1401
"İçtihat Metni"

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık M.. Ş..'in 5237 sayılı TCK'nun 158/1-k, 62/1, 52, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.01.2010 gün ve 507-7 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 13.05.2014 gün ve 17093-9421 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 05.11.2014 gün ve 351690 sayı ile;
"...Dolandırıldığı iddia olunan sigorta şirketine karşı herhangi bir hileli hareket söz konusu değildir. Sigorta eksperini kandıracak, onun inceleme imkanını ortadan kaldıracak nitelikte ağır, yoğun ve ustaca sergilenmiş hileli bir hareket bulunmamaktadır. Nitekim sigorta şirketi sanık hakkında herhangi bir şikayette bulunmamış, davaya müdahil de olmamıştır. Sanık 18.04.2008 tarihinde trafik ekibini olay yerine çağırdığında gelen polislerin şahsın beyanına istinaden trafik kazası tespit tutanağını düzenlemeleri ancak şüpheli gördükleri durumları da tutanakta belirtmeleri, şüpheli görülen bu hususların, hasarın karşılanması için sigorta şirketine başvurulduğunda ilgili sigorta şirketi ve eksper tarafından değerlendirilmesi daha uygun olacakken böyle bir yol tercih edilmemiştir. Ayrıca trafik ekibi tarafından düzenlenen 18.04.2008 tarihli tutanakta, yolda sanığın iddia ettiği gibi çökme olduğu da belirtilmektedir, yine motor sıcaklığının el yakmayacak düzeyde olması, aracın altından herhangi bir sıvının damlamaması gibi hususlar aracın alt kısmında herhangi bir maddi hasar olmadığını göstermemektedir. Bu hususların uzman kişilerce değerlendirilmesi en uygunudur.
Açıklanan nedenler çerçevesinde, sanığın sigorta şirketine karşı herhangi bir hileli hareketi bulunmadığı, somut olayda 'sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık' suçunun unsurlarının oluşmadığı" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 10.11.2014 gün ve 20349-18421 sayı ile, itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
18.04.2008 günü saat 22.17'de sanığın 155 polis imdat hattını arayarak seyir halindeyken asfaltın çökmesiyle oluşan tümseğe çarpması sonucu aracının zarar gördüğünü beyan edip görevlileri olay yerine çağırdığı, 8 dakika sonra olay mahalline gelen polis memurları tarafından; “yolun sağ şerit kısmında asfaltın kısmen çökmüş olduğu ve aracın da yolun bu kısmında bulunduğu, aracın motor ve tekerlek kısımlarının alt zemine çarptığının söylenmesi üzerine zeminde yapılan incelemede; ayak darbeleriyle bile zeminin hasar gördüğü, buna rağmen araç darbesine rastlanmadığı, aracın motorunun el yakmayacak ölçüde soğuk olduğu, hasar görüldüğü iddia edilen motordan yağ ve benzeri bir sıvının sızmadığı, bu nedenle kazanın belirtilen noktada, saatte ve sürücüsü konusunda şüphe olması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlemediği” şeklinde tutanak tanzim edilmesi üzerine, sanığın bu kez polis merkezine giderek raporun burada düzenlenmesini istediği, durumun aktarıldığı nöbetçi Cumhuriyet savcısınca sanık hakkında suç uydurmadan soruşturma başlatılarak şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması talimatının verildiği, 3 gün sonra sanığın kazaya konu olan dayısına ait, 21.000-22.000 Lira değerindeki 2006 model Citroen C4 markalı ve 20.03.2008 ile 20.03.2009 tarihleri arasında sigortalanan aracın kasko şirketine dayısından aldığı vekalet üzerine başvurup, aracın alt kısmını yoldaki asfaltın çökmesinden dolayı oluşan tümseğe vurduğunu, sigorta işlemlerini bilmediğinden ve aracın gözle görülür bir hasarı olmadığından rapor hazırlatamadığını belirterek hasarının ödenmesini istediği, kasko şirketi eksperinin aracı inceleyerek “karter alt muhafaza, yakıt depo alt muhafaza, ön sağ çamurluk davlumbazı, ön panel bakalitinin zarar gördüğü, hasarın yeni bir hasar olduğu ve beyan ile uygunluk arz ettiğinin gözlendiği" şeklindeki raporu üzerine sanığa 20.05.2008 tarihinde hasar bedeli olarak 1.099 Lira ödeme yapıldığı, anılan ödemenin savcılık tarafından şirkete yazılan müzekkereyle tespit edilerek sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, kasko şirketinin haberdar edilmesine rağmen duruşmalara katılmadığı ve davaya müdahil olmadığı, sanığın sürücü belgesinin bulunduğu ve olay esnasında alkollü olmadığı, şirket tarafından yapılan ödemenin geri ödenmediğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Tanık M..Ü..; olay yerine gidip olay mahallini ve aracı inceleyince belirtilen yer ve saatte trafik kazası olmadığı ve sürücü konusunda şüpheye düştükleri için kaza raporu tutmadıklarını beyan etmiş,
Sanık M.. Ş.. kollukta; dayısı adına kayıtlı araçla seyir halinde iken aracın alt kısmını yolda asfalt çökmesiyle oluşan tümseğe çarptığını, aracı durdurup polisi aradığını, bir müddet sonra gelen trafik ekiplerinin kendisine kazanın burada olmadığını söyleyerek tutanak tutmadan ayrılmaları üzerine aracı çalıştırdığını, aracın motorundan garip sesler gelmeye başlaması üzerine rapor tutulması için tekrar polis imdat hattını aradığında kendisine polis merkezine gitmesi gerektiğini söylediklerini, karakola giderek durumu anlattığını, ancak orada da rapor tutulmadığını, kullanmış olduğu dayısına ait aracın sigortalı olması nedeniyle hasarın sigortadan karşılanması için rapor düzenlenmesini istediğini belirtmiş,
Mahkemede; Şanlıurfa'dan geldiğini, motorun üst kısmında plastik kaplama olduğu için sıcaklığı hissetmediğini, motorun soğuk olmasının imkânsız olduğunu, çarptığını söylediği görevlilerin kendisine "yalancısın, bu kazayı sen yapmadın" dediklerini, sonrasında polis merkezine giderek, tutanağın burada tutulmasını istediğini, kesinlikle kazayı orada yaptığını ve aracının hasarını beyan üzerine yaptırdığını savunmuştur.
Dolandırıcılık suçunun temel şekli 5237 sayılı TCK’nun 157. maddesinde; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir” şeklinde düzenlenmiş, 158. maddesinde ise suçun nitelikli halleri sayılmıştır.
Dolandırıcılık suçunun maddi unsurunun hareket kısmı, 765 sayılı TCK’nun 503. maddesinde; "bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yapma" olmasına karşın, 5237 sayılı TCK’nun 157. maddesinde; "hileli davranışlarla bir kimseyi aldatma" şeklinde ifade edilerek, 765 sayılı Kanunda yer alan "desise" kavramına 5237 sayılı Kanunda yer verilmemiş ve hileye desiseyi de kapsayacak şekilde geniş bir anlam yüklenmiştir.
Malvarlığının yanında irade özgürlüğünün de korunduğu dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
1) Failin bir takım hileli davranışlarda bulunması,

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat