Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/1137 Esas 2018/385 Karar
Karar Dilini Çevir:
Ceza Genel Kurulu 2016/1137 E. , 2018/385 K.
"İçtihat Metni"


Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sayısı : 114-263

Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık ...'nın, TCK'nın 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.06.2014 tarihli ve 114-263 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 18. Ceza Dairesince 28.03.2016 tarih ve 27387-6064 sayı ile;
"Sanığın olay tarihinde gündüzden sayılan saat 06:40 sıralarında katılanın evine gidip kapıyı tekmeyle kırdıktan sonra içeri girerek katılanı yaralaması biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eyleminde, 'cebir' kavramının eşyaya yönelik eylemleri kapsamadığı, katılana karşı da konuta girmeyi kolaylaştırıcı bir cebir kullanılmadığı, konuta girildikten sonra yapılan yaralama eyleminin konut dokunulmazlığının ihlali için cebir kullanılması niteliğinde olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesi gereğince mahkûmiyet kararı verilmesi...” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 23.05.2016 gün ve 27009 sayı ile;
''...İtiraza konu uyuşmazlık, maddi olayda, sanığın, gündüzden sayılan saat 06.40 sıralarında katılanın evine gidip kapıyı tekmeyle kırdıktan sonra içeri girerek katılanı yaralaması biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eyleminde, cebir öğesinin oluşup oluşmadığına yöneliktir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, Konut dokunulmazlığının ihlali başlıklı, Madde 116 -
'(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükmü uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'
5237 sayılı TCK'nun 116. maddesine ilişkin gerekçesinde, 'Anayasanın 21 inci maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığını ihlâl fiillerini suç olarak tanımlanmaktadır. Konut dokunulmazlığının ihlâli, kişinin kendisine özgü barış ve sükûnunu ve yuvasındaki yaşamının sulh ve selametle cereyanı için var olması gerekli güvenlik duygusunun sarsılmasını ifade etmektedir.
Bireylere karşı işlenen ve aynı zamanda onların muhtaç oldukları güvenlik ve sükûnu ihlâl eyleyen bu fiillerin, hürriyete karşı işlenen suçlar arasında bir suç olarak tanımlanması uygun görülmüştür.
Maddenin birinci fıkrasında konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun temel şekli düzenlenmiştir. Buna göre; bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi veya rıza ile girildikten sonra buradan çıkılmaması konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun temel şeklini oluşturmaktadır. Bu suç, herkes tarafından işlenebilir. Bu suç, icraî bir davranışla işlenebileceği gibi, ihmali davranışla da işlenebilir. Başkasının konutuna veya konutun eklentilerine rıza ile girdikten sonra, çıkmama hâlinde, konut dokunulmazlığı ihmali davranışla ihlâl edilmektedir.
Konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun oluşabilmesi için, yetkili kişinin konuta girme konusunda rızasının olmaması gerekir. Konut sahibinin konuta girildiğinden haberdar olmaması, aynı zamanda rızasının da olmaması anlamına gelir. Bu nedenle, konuta gizlice veya hileyle girilmiş olması hâlinde, bu suç oluşur. Sahibinin rızasına dayalı olarak konuta girildikten sonra, bu rızanın geri alınması hâlinde konutun terk edilmesi gerekir. Aksi takdirde söz konusu suç oluşur. Belirtilen nedenlerle, konut sahibinin rızasının olmaması, bu suçun bir unsurunu oluşturmaktadır.
Konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun hukuka aykırılık vasfını ortadan kaldıran rızanın, hukuken geçerli rıza olması gerekir. Kişinin konuta girme konusunda rıza açıklamaya yetkili olmasının yanı sıra, açıklanan rızanın da örneğin hile dolayısıyla sakatlanmamış olması gerekir.
Dördüncü fıkrada, bu madde kapsamında tanımlanan suçların cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi, cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâller olarak belirlenmiştir.
Burada söz konusu olan cebir, kasten yaralama suçunun daha az cezayı gerektiren hâli olarak düşünülmelidir. Bu nedenle, kullanılan cebir kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise, hem konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan hem de kasten yaralama suçundan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur' şeklinde açıklamalara yer verilmektedir.
TCK'nun 116. maddesinde düzenlenen konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuyla korunan hukuki yarar, mülkiyet, zilyetlik veya diğer ayni veya şahsi hak olmayıp, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıyla güvence altına alınan kişilerin hürriyeti, sükûnu ve huzurudur.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun konusu konut ve açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan iş yerleri ile eklentidir.
Konut kavramını, dar ve geniş şekilde ifade etmek mümkündür. Dar anlamda konut, evi ifade eder. Buna göre bir yerin konut sayılabilmesi için; o yerin yatma, kalkma, dinlenme, yeme, içme gibi ev ihtiyaçlarına tahsis edilmiş olması gerekir. Geniş anlamda konut ise, bireyin kendi faaliyetine tahsis ettiği her yeri ifade eder.
Yargıtay, 765 sayılı TCK zamanında konutu kişilerin devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli yerler olarak tanımlamıştır.
Doktrinde en geniş anlamıyla yapılan konut tanımına göre, gece istirahatine tahsis edilmesi, yapı şekli, devamlı bir şekilde kullanılması, fiilin gerçekleştiği anda içinde bulunulması önemli olmayan dış âlemden ayrıldığı izleri taşıyan ve kişi veya kişilerin halen ve fiilen yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer olarak tanımlanmıştır.
Doktrinde bir kısım yazarlar tarafından eklenti, konuta bağlı olmayan ancak bitişik veya yakın olması şart olan, dış dünyadan belirli işaretlerle ayrılan ve rızaya aykırı olarak girildiğinde konuttakilerin huzur ve sükûnunun bozulduğu yerler, olarak tanımlanmıştır.
Bir kısım yazarlar da eklentiyi, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak konuta bağlı olup, fiilen konutun kullanılmasına özgülenen veya onu tamamlayan yerler olarak tanımlamışlardır.
Şen’e göre de eklenti, konutun ayrılmaz parçası niteliği taşıyan bahçesi, taşınabilir olmakla beraber konutun yanına konulan kapalı yan mekânlar, bahçe duvarı içinde bulunan çadır, ahır, karavan, kısa bir tanımlamayla bireyin hürriyeti ve güvenliği alanına giren ve konutun yanında bulunan yer ve eşya olarak ifade edilebilir.
İş yerinin eklentisi de, konutun eklentisi gibi düşünülüp, eğer buraya girilmesi iş yerinde bulunanların, orayı işletenlerin huzur ve sükûnunu bozuyorsa, eklenti sayılacak ve buralar da, korumadan faydalanacaktır.
TCK 116. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için, bir kimsenin konutuna veya iş yerine veya bunların eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmiş veya rızayla girdikten sonra buradan çıkılmamış olması gerekir. Bu maddede belirlenen suçun hareket unsurunu 'girmek', 'çıkmamak' ve 'rızaya aykırılık' oluşturur.
Maddenin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 193 - 'Bir kimse kendisini oradan çıkartmak hakkını haiz olan birinin rızası hilafında veya hile ile veya gizlice meskenine veya meskeninin müştemilatına girer veya rızasıyla girdikten sonra çıkmazsa sahibinin şikâyeti üzerine bir aydan altı aya kadar hapis olunur.
Eğer cürüm geceleyin veya eşhas aleyhinde şiddet istimaliyle veya silah ile veya birçok kimseler tarafından toplu olarak işlenmiş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir; müddeiumumîlikçe resen takibat yapılır.'
TCK 116/4. maddesi uyannca konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle işlenmesi hali, nitelikli hal olarak sayılmıştır. 765 sayılı Kanun zamanında suçun tehditle işlenmesine yer verilmemişken, 5237 sayılı TCK'da suçun tehditle işlenmesi mürekkep suç olarak öngörülüp nitelikli hal sayılmıştır. Bu durumda 765 sayılı Kanun döneminde tehditle konuta girilmesi durumunda, hem konut dokunulmazlığını ihlalden hem de tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken; 5237 sayılı TCK'da tehditle işyeri veya konut dokunulmazlığının ihlali durumunda YTCK’nın 116/4. maddesine göre yalnızca nitelikli konut dokunulmazlığı ihlal suçundan cezaya hükmolunacak, tehdit suçu bu suçun içerisinde eriyecektir.
Cebir, fıziken zor kullanmaktır. Mağdurun direncini kıracak şekilde kollarını tutmak, ayağından tutmak, kolunu bükmek, şeklinde işlenebilir. Cebrin, eylemin devamı süresince uygulanması gerekmeyip, mağdurun başlangıçtaki direncini kırmak için elverişli olması yeterlidir. Buradaki cebir maddi cebirdir, fıziken güç kullanılmasıdır. TCK 116/4. maddesince konut dokunulmazlığını bozma suçunun işlenebilmesi için fiziki güç kullanılmasının kişileri ya da eşyaya karşı kullanılması konusunda kanunda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır.
5237 sayılı TCK 116/4 maddesinde cebir eyleminin ne şekilde icra edileceğinin açıkça belirtilmemesi karşısında, failin hem mağdure yönelik etkili eylemde bulunabileceği gibi eşyaya yönelik de cebren zor kullanabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Suçun mağduruna karşı kullanılan cebir hangi boyutta olduğunda YTCK’nın 116/4. maddesinde belirlenen suçun unsuru niteliğindeki cebir içinde eriyecektir? YTCK’nın 116/4. maddesi gerekçesinde 'Burada söz konusu olan cebir, kasten yaralama suçunun daha az cezayı gerektiren hâli olarak düşünülmelidir. Bu nedenle, kullanılan cebir, kişide basit tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise, hem konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan, hem de kasten yaralama suçundan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.' denilmesine karşın, 119/4. maddesinde 'Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.' şeklindeki düzenleme karşısında TCK 86/1 maddesi kapsamındaki eylemler müeyyidesiz kalmaktadır.
Bunun dışında, failin konuta girerken kapıları ve camları kırarak eşyaya zarar vererek içeri girmesi halinde, TCK 116/4 maddesinde yazılı nitelikli halin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda mağdurun üzerinde önemli ölçüde korku, endişe ve teessür yaratabilecek bir durum olduğu kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar çerçevesinde,
Katılan sanıklar ...'nın ... ile birlikte yaşadığı, diğer katılan sanık ...'ın ise ....'nin komşusu olduğu, suç tarihinde, katılan sanık ... ile ....'nin önce katılan sanık ...'ye ait ikamete gittikleri, sonrasında katılan sanık ...'nin arkadaşı ve komşusu olan diğer katılan sanık ...'ın ikametine geçtikleri, burada alkol aldıkları, saat 02.00 civarında aralarında tartışma yaşandığı, tartışma sırasında; katılan sanık ...'ın ....'ye hitaben 'or...u, senin ağzını burnunu sinkaf ederim' demek suretiyle hakaret ettiği, yumrukla ....'nin vücudunun değişik yerlerine birçok kez vurduğu, Mariam'ın araya girmek istediği, ....'nin tırnaklarıyla Erdal'ın yüzünü yaraladığı, Mariam'ın ise ele geçirilemeyen sehpa ile Erdal'ın koluna vurduğu, sonrasında Erdal'ın ikametten ayrılarak ....'nin ikametine gittiği, 24.12.2013 tarihli görgü tespit tutanağında belirtildiği şekilde ikamete zarar verdiği,
Daha sonra saat 06.40 civarında katılan sanık ...'ın diğer katıl

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat