Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/610 Esas 2019/634 Karar
Karar Dilini Çevir:
Ceza Genel Kurulu         2016/610 E.  ,  2019/634 K.
"İçtihat Metni"

Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 9-179

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ... ve ...'ın, TCK'nın 188/3-4, 62, 52/2, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.05.2015 tarihli ve 9-179 sayılı hükümlerin, sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 17.12.2015 tarih ve 15876-5246 sayı ile;
"1-Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610-2014/512- 2013/841-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu ‘hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş’ olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; kullandığı aracın markası, vasfı ve son rakam grubu hariç plaka bilgisi ile ismi hakkında, eroin maddesi kullanıp sattığına ilişkin istihbari bilgi bulunan sanığın, kullanmakta olduğu aracın istihbari bilgide geçen araç olabileceği değerlendirilerek kolluk görevlilerince takip edildiği, aracın içinde tedirgin ve şüpheli hareketler sergileyip etrafı gözetleyen 3 erkek şahsın bulunduğunun tespitinden sonra, aracın Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2014/1308 sayılı önleme arama kararına istinaden durdurulmasından sonra CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde ‘adli arama kararı’ ve ‘yazılı adli arama emri’ alınmadan araçta yapılan aramada, şoför koltuğu içine gizlenmiş ve sanığın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği şeffaf poşet içinde 14 adet kağıda sarılı net 0,07 gram eroin maddesi ele geçirildiği anlaşılmakla; hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin, ‘suçun maddi konusu’ ve ‘suçun delili’ olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, TCK'nın 188/3-4. madde ve fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması...
2-Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:
A) 26.12.2014 tarihli fiili yönüyle;
Yukarıda anlatılan 1 nolu bozma nedenine konu olayda sanık ...’nın yanında sanık ...'ın da bulunduğu araç içerisinde CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde ‘adli arama kararı’ ve ‘yazılı adli arama emri’ alınmadan yapılan aramada, sol arka yolcu koltuğu önündeki paspas üzerinde ve sanığın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği defter kağıdına sarılı net 0,33 gram esrar maddesi ile sanık ...’nın kendisine ait olduğunu savunduğu ve Mahkemece sanık ... ile birlikte satmak için bulundurduğu kabul edilerek hükme esas alınan eroin maddesinin ele geçirildiği anlaşılmakla; hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin, ‘suçun maddi konusu’ ve ‘suçun delili’ olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığı,
B) 08.12.2014 tarihli fiili yönüyle;
Sanık ...’ın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ... ile kiraladıkları evde, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan haklarında hüküm kurulan sanıklar... ve...ile çaldıkları hırsızlık konusu eşyaları sakladıkları ve getirdikleri eroini pazarladıkları yönünde istihbari bilgiye dayalı olarak yapılan arama sırasında sanıklar..., ... ve ...’in nişanlısı...’ün evde bulunduğu, oda içinde kanepeye yakın yerde sigara paketi içinde 15 ayrı fişek halinde, sanık ...’in üzerinde 2 adet fişek halinde net 0,21 gram eroin ile sanık ...’ın üzerinde 2313 sayılı Kanun kapsamında kabul edilen Buprenorphine aktif maddesi içeren tablet ele geçirilmiş ise de;
Adı geçen tüm sanıkların, evde ve üzerlerinde bulunan uyuşturucu maddeleri beraber kullanmak için aldıklarına dair savunmaları, sanık ...’ın da ele geçen eroin maddesini savunmasının aksine başkasına sattığına ya da temin ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı,
Gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, sanığın 08.12.2014 ve 26.12.2014 tarihlerinde ticari amaçlı eroin maddesi bulundurduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliklerinden bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiş,
Daire Üyeleri M. Kaya ve Z. Erdoğan sanık ... hakkında 08.12.2014 tarihli olaya ilişkin olarak; "Sanık ... hakkında 08.12.2014 tarihli olaya ilişkin olarak; sanık ...’ın kendisinin kullanımındaki eve, haklarındaki eylemleri uyuşturucu madde kullanma suçu kapsamında kabul edilen sanıklar... ve...ile eroin getirdiği, bu eroini satacakları yönünde ihbara dayalı olarak anılan evde usulüne uygun yapılan aramada oda içinde kanepenin yanında yerde sigara paketi içinde 15 ayrı fişek halinde eroin ele geçtiği, sanıklar... ve ...’in soruşturma evresinde kollukta müdafileri huzurunda alınan beyanlarında sigara paketi içindeki eroinin ...’a ait olduğunu, ...’ın evden ayrılırken ‘burada sigara paketi içinde peynir var’ diyerek kendilerine söylediğini, sanık ...’in bu paketin içinden 2 adetini alarak cebine koyduğunu söylediği ve böylece sanık ...’ın diğer sanıklar... ve ...’e kullanmaları için eroin temin ettiği sübuta erdiği ve yerel mahkemece verilen hükmün onanması gerektiği halde, sanık ...’ın eroini temin ettiğine ya da başkasına sattığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmesi gerektiği şeklindeki Sayın çoğunluğun sanık hakkındaki hükmün bozulmasına yönelik düşüncesine katılmıyoruz." düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 22.02.2016 tarih ve 302554 sayı ile;
"...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Yüksek Yargıtay 20. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık; somut olayda sanıklarda ele geçen uyuşturucuların, hukuka aykırı yöntemle elde edilip edilmediği, buna bağlı olarak hükme esas alınıp alınmayacağı ve adli arama kararı olup olmadığının araştırılmasının gerekip gerekmediğine ve ayrıca 08.12.2014 tarihli eylemle ilgili olarak sanık ...'ın suçunun oluşup oluşmadığına ilişkindir.
A) Sanıklar hakkında 26.12.2014 tarihli eylemle ilgili olarak;
Ceza Muhakemesinin amacı; sosyal düzenin korunması ile kişilerin hak ve özgürlüklerine saygı arasında bir denge kurulması suretiyle hukuken geçerli kanıtlarla hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır.
Ceza muhakemesi hukukumuz ‘delil serbestliği’ ilkesini benimsemiş, delilleri değerlendirmede de hakime tam bir serbestlik tanımıştır. Delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplanması zorunludur. Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağında şüphe yoktur. Ancak, somut olayda olduğu gibi istihbari bilgi elde eden, PVSK’ya göre suçların işlenmesinin önlenmesi ve tehlikelerin önlenmesi hususlarında da görevli olan ve elinde mahkeme tarafından verilmiş bir önleme araması kararı bulunan kolluk görevlilerinin, emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhal bilgi vermesi ve CMK'nın 116-117 ve 119. maddelerine uygun ‘adli arama’ kararı alması gerekli midir? Bir başka deyişle Yüksek Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin sözü edilen bozma ilamında belirtilen; somut olayda istihbari bilgi edinilmesi nedeniyle, ‘adli arama’ kararı alınması gerekli olduğundan, önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucu elde edilen suç konusu ve delili olan uyuşturucu maddeler, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş olup hükme esas alınmaması gerekir şeklindeki gerekçe yerinde midir?
Aşağıda arzetmeye çalıştığımız nedenlerle suç konusu ve delili olan uyuşturucu maddelerin, hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, buna bağlı olarak hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluştuğu değerlendirilmiştir.
1- Suç konusu uyuşturucu maddeler, Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2014 tarihli ve 2014/1308 değişik iş sayılı önleme araması kararı üzerine yapılan aramada ele geçirilmiştir.
Soyut istihbari bilgiye ulaşan görevlilerin yapılan çalışmalar sırasında, ihbara konu araç ve araçta bulunan sanıkların üzerinde ‘adli arama’ kararı olmadan sözü edilen önleme araması kararına istinaden aramalarında ve bunun sonucunda suç konusu uyuşturucu maddeleri ele geçirmelerinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmektedir. Zira adli kolluk görevlilerinin hangi hallerde emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhal bilgi vereceklerini düzenleyen 5271 sayılı CMK'nın 161/2. maddesinde; ‘Adli kolluk görevlileri, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri, emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhal bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür.’ denilmektedir. Buna göre kolluk görevlilerinin henüz el koydukları olay, yakaladıkları kişiler ve uyguladıkları tedbirler yoktur ki, Cumhuriyet savcına bilgi versinler, ellerinde sadece söz konusu soyut istihbari bilgi vardır. 26.12.2014 tarihli Cumhuriyet savcısı ile yapılan görüşme ve alınan emirler başlıklı tutanakta belirtildiği üzere, suç konusu maddeleri ele geçirmelerinden sonra Cumhuriyet savcısına bilgi vermişlerdir.
Bilindiği üzere, istihbarı bilgi; duyum, söylenti, tahmin ve varsayıma dayanan, doğruluğu şüpheli bilgidir. Kaynağı belli bir kişiye ya da somut bir olguya dayanmadığı için istihbarı bilginin tek başına delil değeri yoktur. Somut olaylara dayanmayan, soyut iddia, bilgi ve tahminler, adli soruşturmanın başlatılması için yeterli görülemez. Olay tutanağında alındığı belirtilen istihbari bilgi, başlangıç şüphesi oluşturacak nitelikte olmayıp ‘tehlike’ boyutunda değerlendirilmesi gereken bir bilgi olduğu için, önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka uygun olduğu düşünülmektedir.
Nitekim; hangi hallerde adli arama kararı verilebileceğini düzenleyen 5271 sayılı CMK'nın 116. maddesinde; ‘Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.’ denilmekte olduğundan, uygulamada istihbari bilgi olduğu gerekçesiyle ‘adli arama’ kararı verilmesine yönelik taleplerin bir kısmında, istihbari bilginin ‘makul’ şüphe oluşturmadığı değerlendirilerek ‘adli arama’ kararları verilmemektedir.
Somut olayda olduğu gibi, alındığı belirtilen istihbari bilginin ‘tehlike’ boyutunda değerlendirilmeyip, adli soruşturmanın başlangıç şüphesi niteliğinde görülerek, sanıkların araçları ancak ‘adli arama’ kararı ile aranabilir denilmesi halinde;
a- Soyut iddia, bilgi ve tahminlerden ibaret olan her ulaşılan istihbari bilgide, kişileri adli soruşturmanın şüphelisi yaparak arama sonunda suç delili elde edilmediği durumlarda o kişilerin hak ve özgürlüklerinin ihlal edilebileceği,
b- Çoğu zaman aslı çıkmayan, hatta bazen ‘iftira’ boyutuna ulaşabilen istihbari bilgilerle, adli mercilerin boş yere meşgul edilebileceği,
c- CMK'nın 116,117 ve 119 maddelerine göre ‘adli arama’ kararı vermeye yetkili mercilerin, istihbari bilgiyi adli arama için yeterli görmeyip adli arama kararı ya da izni vermemesi durumunda veya adli arama kararı almak için uğraşılan zamanda, suçluların suç konusu delilleri kaçırması halinde; çok az miktarı (bazen 1 gramı) dahi ölümcül sonuçlara yol açan, insan hayatı ve toplum sağlığı için ‘tehlike’ oluşturan uyuşturucu maddeler ile mücadelenin sekteye uğrayabileceği, suçların işlenmesinin önlenmesi ve tehlikelerin önlenmesi görevleri de bulunan kolluk görevlilerinin, bu görevlerini yapmalarının zaafa uğrayabileceği, bunun da sosyal düzenin bozulmasına neden olabileceği değerlendirilmektedir.
2- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde, sunulan kanıtların kabul edilebilir olup olmadığına karar verme usulünü gösteren ve hangi kanıtların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin kabul edilemez olduğunu belirleyen bir kural olmadığı gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de ‘İç hukukta yeterli hukuki temeli bulunmadan veya hukuka aykırı vasıtalar kullanılarak elde edilmiş materyallerin yargılamada kanıt olarak kullanılması kural olarak, başvurucuya gerekli usulü güvencelerin sağlanmış olması ve materyelin baskı, zorlama ve tuzak gibi yargılamayı lekeleyebilecek nitelikli ve kaynaklı olmaması şartıyla, sözleşmenin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki adil yargılanma standartlarına aykırılık oluşturmaz’ (Chalkley/Birleşik Krallık [kk] B.No: 6383/100, 26.09.2002) ve ‘Bir delilin, diğer yan delillerle desteklenmemiş olması, mutlak suretle adil yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturmaz. Mahkemece hükme esas alınan bir delilin çok kuvvetli olması ve güvenilirliği konusunda herhangi bir risk bulunmaması, destekleyici delillere olan ihtiyacın yoğunluğunu azaltır. Buna karşılık gücü ve güvenilirliği konusunda birtakım şüpheler bulunan bir delilin, suçun sübutu konusunda ulaşılan vicdani kanaat bakımından belirleyici olması halinde, bu durum hakkaniyete uygun yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabilir’ (Güllüzar Erman, B. No: 2012/542 04.11.2014) şeklinde kararlar vermiştir.
Bu kararlar ışığında somut olaya baktığımızda; suç konusu uyuşturucu maddelerin baskı, zorlama ve tuzak gibi yargılamayı lekeleyebilecek nitelikli ve kaynaklı yöntemlerle elde edilmediği ve güvenilirliği konusunda herhangi bir risk ve şüphe bulunmadığı dikkate alındığında, hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3- Somut olayda önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucunda ele geçen suç konusu uyuşturucu maddelerin hukuka uygun olarak elde edildiği kabul edilmiştir. Kaldı ki, aksinin kabulü halinde dahi önleme araması kararı da olsa sonuçta bir mahkeme kararı ile arama yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, bu arama sonucu elde edilen delillerin ‘mutlak hukuka aykırı delil’ niteliğinde görülmeyip ‘nisbi hukuka aykırı delil’ olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu düşünülmektedir. Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve Anayasa Mahkemesi'nin bazı kararlarında, nisbi hukuka aykırı delillerin bazı şartların varlığı halinde hükme esas alınmalarında isabetsizlik görülmemiştir. Örnek olarak;
CGK, 26.06.2007 tarih ve 2007/147, 2007/159 sayılı kararında; aramanın hukuka aykırı olduğu kabul edilmiş ancak delil yasaklarına ilişkin olarak öğretideki ‘mutlak delil yasakları’ ve ‘nisbi delil yasakları’ ayırımından hareketle, somut olaylarda, sanıkların arama kararı ve işlemine, arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik bir itiraz ve yakınmalarının bulunmaması karşısında, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması, sonuca etkili olmayan ‘şeklî-nisbî hukuka aykırılık’ olarak değerlendirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi de 15.04.2015 tarihli ve 2013/2392 başvuru numaralı kararında; başvurucunun konutunda icra edilen arama işlemi sırasında bulundurulması gereken kişilerden birinin eksik olmasının yol açtığı, arama işleminin ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini şüpheye düşüren somut bir durum veya risk tesbit edilemediği gibi başvurucu tarafından da bu kapsamda herhangi bir itiraz ve somut iddia ileri sürülmediğini, dolayısıyla arama sırasında her ne kadar ihtiyar heyeti azalarından veya komşularından bir kişinin eksik bulundurulmuş olması bir kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de, delillerin sıhhatini şüpheli hale getiren bir durumun sözkonusu olmadığını belirttikten sonra, arama işlemindeki sözkonusu eksikliğin, elde edilen delillerin güvenilirliğine zarar vermediğinin ve dolayısıyla bu deliller esas alınarak mahkumiyetle sonuçlanan yargılamanın adilliğini zedelemediğinin kabulü gerekir diyerek, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Somut olayda da, sanıkların arama kararı ve arama işleminin içeriğine, arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik bir itiraz ve yakınmalarının bulunmaması karşısında, arama sonucunda elde edilen delillerin sıhhatini şüpheli hale getiren bir durumun sözkonusu olmadığı, dolayısıyla bu delillerin hükme esas alınmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ele geçen uyuşturucuların hukuka uygun yöntemle elde edildiği, buna bağlı olarak hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; hukuka aykırı yöntemle elde edildiği kabul edilse dahi, bu delilin ‘nisbi hukuka aykırı delil’ niteliğinde olduğu ve sanıkların arama kararı ile arama işlemine, arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik bir itiraz ve yakınmalarının bulunmaması karşısında, arama sonucunda elde edilen delillerin sıhhatini şüpheli hale getiren bir durumun sözkonusu olmadığı, dolayısıyla bu delillerin hükme esas alınmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlışalmakla, suçun sübutuna ilişkin yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B) Sanık ... yönünden 08.12.2014 tarihli eylemin sübut bulup bulmadığı konusuna ilişkin olarak;
Sanığın kullanımında olan, ... ile birlikte kiraladıkları evde uyuşturucu madde bulundurdukları bilgisi üzerine, belirtilen adreste usulüne uygun olarak yapılan aramada kanepenin yanında sigara paketi içinde 15 ayrı fişek halinde eroin maddesinin ele geçirildiği, her ne kadar sanık ele geçen uyuşturucunun kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de diğer sanıklar ... ve ... müdafiileri huzurunda kollukta alınan beyanlarında ele geçen uyuşturucu paketinin ve uyuşturucunun sanığa ait olduklarını söyledikleri, hatta ...'ın evden ayrılırken ‘burada sigara paketi içinde peynir var’ demesi üzerine ...'ın paket içinden 2 fişek halinde eroini alıp cebine koyduğunu söylediği, bu uyuşturucuların ...'ın üzerinde yakalandığı, ...'ın ise sanık ...'ın evde ... ve ...'e eroin ikram ettiğini ve birlikte kullandıklarını kollukta beyan ettiği, yine ...'un sanık ...'ın kendisine uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle, sanığın diğer sanıklara kullanmaları için uyuşturucu madde temin ettiği anlaşılmakla atılı suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği sonucuna ulaşılmış, her iki sanık yönünden de Yüksek Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin bozma gerekçesi yerinde görülmediğinden, yerel mahkemenin itiraza konu mahkumiyet kararının onanması gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 20. Ceza Dairesince 10.03.2016 tarih, 775-1428 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıklar ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
1- Sanıklara atılı 26.12.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak gerçekleştirilen arama işleminin hukuka uygun olup olmadığının,
2- 08.12.2014 tarihli eylem bakımından sanık ...’a atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olup olmadığının,
Belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
26.12.2014 tarihli yakalama, üst/oto arama ve muhafaza altına alma tutanağına göre; KOM Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliği görevlilerince yapılan çalışmalarda, son rakam grubu tespit edilemeyen 20 U... plakalı, kırmızı renkli, eski model Mercedes marka oto içerisinde bulunan ve soyadı tespit edilemeyen ... isimli şahsın, kullandığı eroini aracının içerisine gizlediği, il merkezinde ve Goncalı Mahallesinde bu eroinleri sattığı bilgisinin elde edildiği,
26.12.2014 tarihinde uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesi amacıyla yapılan çalışmalarda Fatih Mahallesi, Fevzi Çakmak Bulvarı üzerindeki Karayolları Kavşağından Üçgen Kavşağı istikametine doğru arka farları yanmayan, kırmızı renkli, eski model Mercedes marka bir aracın gittiğinin görülmesi üzerine istihbarat bilgisinde geçen araç olabileceği değerlendirilerek bir müddet takip edildiği, söz konusu aracın 20 U 6976 plaka sayılı olduğu, içerisinde üç erkek şahsın bulunduğu, şahısların tedirgin ve şüpheli hareketler sergileyerek çevreyi kontrol ettiklerinin gözlemlendiği, söz konusu otonun aynı gün saat 20.00 sıralarında Fatih Mahallesi, Fevzi Çakmak Bulvarından Pelitlibağ Mahallesine geçiş yapılan üst geçit altında usulüne uygun olarak görevlilerce durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolünde sürücüsünün ..., sağ ön koltuğunda oturanın ..., aracın arka koltuğunda oturanın ise ... olduğunun tespit edildiği, adı geçenlere araçta ve üzerlerinde herhangi bir suç ve suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda suç unsuru olmadığını beyan etmeleri üzerine Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.12.2014 tarihli ve 2014/1308 değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden adı geçenlerin üzerlerinde ve 20 U 6976 plaka sayılı araçta yapılan aramada, ...’ın cüzdanının içerisinde (13) adet yeşil reçeteye tabi tabletin, aracın sol arka koltuk önündeki paspasın üzerinde (1) adet beyaz renkli defter kâğıdına sarılı esrarın ele geçirildiği, esrarın kime ait olduğu sorulduğunda ...’ın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, devam eden aramada aracın şoför koltuğu içerisine zula yapılarak gizlenmiş vaziyetteki şeffaf jelatin poşette (14) adet ayrı ayrı kitap sayfasına sarılı eroinin de ele geçirildiği, kime ait olduğu sorulduğunda ...’ın kendisine ait olduğunu söylediği,
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 04.02.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; sanık ...’ın cüzdanı içerisinde ele geçen (13) adet tabletin yeşil reçeteye tabi diazapem, aracın sol arka koltuk önündeki paspasta ele geçirilen defter kâğıdına sarılı maddenin net 0,336 gram esrar, aracın şoför koltuğu içerisine gizlenmiş (14) adet kitap sayfasına sarılı net 0,0704 gram ağırlığındaki maddenin ise eroin oldukları,
Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2014 tarihli ve 1308 sayılı önleme araması kararının olay tarihi ile yerini kapsadığı,
09.12.2014 tarihli ev arama, yakalama, el koyma ve tebliğ tutanağına göre; Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliği görevlilerince yapılan istihbarat çalışmalarında; 15 Mayıs Mahallesi, 786 Sokak, No: 6 sayılı adreste ..., ..., ... ve ...’nın bulundukları, adı geçenlerin söz konusu adrese eroin getirip pazarlamaya başladıkları ve çaldıkları eşyayı sakladıkları bilgilerine ulaşıldığı, alınan bilgiler doğrultusunda yapılan araştırmada ..., ..., ... ve ...’nın açık kimlik bilgilerinin ve ... hakkında Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/120 esas sayılı dosyasından hırsızlık şüphesi ile arama kaydı bulunduğunun tespit edildiği, 08.12.2014 tarihinde saat 23.00’da Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden 15 Mayıs Mahallesi, 786. Sokak, No: 6 sayılı adrese mahalle muhtarı ile birlikte gelindiği, ikametin avlusu içerisinde bulunan her biri diğerinden bağımsız 3 oda ve müştemilattan ibaret odaların kapıları çalındığı, üst kat sağ taraftaki odada bulunan şahısların yapılan kimlik tespitinde ..., ... ve ... olduğunun belirlendiği, odada yapılan aramada girişe göre tam karşıda bulunan kanepenin yanında yerdeki sigara paketi içerisinde (15) fişek hâlinde kitap sayfasında sarılı eroin, odada bulunan kişilerin yapılan üst aramalarında ise ...’ın pantolon cebinde (2) adet reçeteye tabi suboxene tablet, ...’ın eşofman cebinde (1) fişek, çorabı arasından da (1) fişek olmak üzere toplam (2) fişek kitap sayfasına sarılı eroinin ele geçirildiği,
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 08.01.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; sigara paketi içerisindeki (15) paket hâlindeki maddenin net 0,1152 gram eroin, inceleme dışı sanık ...’in eşofman cebinde ve çorabında ele geçirilen (2) paket hâlindeki maddenin net 0,1012 gram eroin, inceleme dışı sanık ...’ın pantolon cebinde ele geçen (2) adet tabletin kırmızı reçeteye tabi suboxene oldukları,
Cumhuriyet savcısınca 15 Mayıs Mahallesi, 786 Sokak, No: 6 sayılı yerde arama yapılabilmesi için verilen yazılı adli arama emrinin dosyada mevcut olduğu,
Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Biyometrik Veri İşlemleri Büro Amirliğince düzenlenen 06.01.2015 tarihli rapora göre; ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bulunduğu kitap sayfaları üzerinde tespit edilen (4) adet vücut izinden bir tanesinin inceleme dışı sanık ...’ın sol işaret parmak izi ile aynı olduğu,
Denizli Devlet Hastanesinden alınan raporlara göre; inceleme dışı sanık ...’dan 17.12.2014 tarihinde alınan idrar örneğinde amfetamin, opiat ve kannabinoid, ...’dan 12.01.2015 tarihinde alınan idrar örneğinde opiat ve kannabinoid, inceleme dışı sanık ...’dan 29.12.2014 tarihinde alınan idrar örneğinde kannabinoid, sanık ...’dan 29.12.2014 tarihinde alınan idrar örneğinde ise opiat tespit edildiği,
Anlaşılmıştır.
Tanık ... şüpheli sıfatıyla kollukta müdafisi ile alınan beyanında; eroin kullandığını, 15 Mayıs Mahallesi, 786 Sokak, No: 6 sayılı yerde bulunan daireyi sanık ... ile birlikte arkadaşları ile oturmak için kiraladıklarını, evin anahtarlarından birisini giriş kapısının önündeki raflı dolaba bıraktığını, sanık ...’ın arkadaşları olan inceleme dışı sanıklar...ve...’ın anahtarın yerini bildiğini, adı geçenlerin zaman zaman eve gelip gittiklerini, birbirlerine eroin temin etmediklerini, olay günü saat 18.00 sıralarında sanık ... ile eve geldiklerinde içeride inceleme dışı sanıklar... ve ...'in olduğunu, birlikte film izlediklerini, saat 20.00 sıralarında annesinin araması üzerine evden tek başına ayrıldığını, evde bulunduğu esnada kimsenin uyuşturucu madde kullanmadığını, ele geçen uyuşturucu maddelerin kime ait olduğunu bilmediğini, tanık...’ün inceleme dışı sanık ...’in nişanlısı olduğunu, savcılıkta benzer beyanlarına ek olarak; evde bulunduğu sırada kimsenin eroin getirmediğini, mahkemede ise farklı olarak; olay tarihinde sanık ... ile kiraladıkları eve inceleme dışı sanıklar... ve...ile tanık...’ün geldiklerini, bir süre sonra sanık ... ile inceleme dışı sanıklar... ve ...’in eroin almak için Kocabaş’a gidip geldiklerini, 25-26 fişek eroin aldıklarını tahmin ettiğini, aldıkları eroini aralarında paylaştıklarını, sanık ...'ın annesinin araması üzerine adı geçenle birlikte evden çıktıklarını, iki saat sonra ise polislerin eve gelip arama yaptıklarını, eroinlerin sadece sanık ...’a değil evde bulunan herkese ait olduğunu, sanık ...’ın uyuşturucu madde satmadığını,
Tanık ... savcılıkta şüpheli sıfatıyla; inceleme dışı sanık ...’in nişanlısı olduğunu, inceleme dışı sanık ..., sanık ... ve tanık ...’ı tanıdığını, olay günü saat 17.00 sıralarında sanık ...’ın daveti üzerine inceleme dışı sanıklar...ve... ile birlikte adı geçenin evine gittiklerini, sanık ...’ın kendileri ile birlikte olduğunu ancak 23.00 sıralarında evden ayrıldığını, saat 23.30’da ise polislerin eve gelip arama yaptıklarını, inceleme dışı sanık ...’ın üzerinde tablet, inceleme dışı sanık ...'in üzerinden ise (2) fişek eroin ele geçirdiklerini, evdeki koltuğun arkasındaki sigara paketinde de eroin bulunduğunu öğrendiğini, evde bulunduğu sırada söz konusu maddeleri görmediğini, sanık ... ile birlikte 3-4 defa okul bahçesinde ve parkta uyuşturucu madde kullandıklarını, bu uyuşturucu maddeleri sanık ...’ın kendisine temin ettiğini, mahkemede farklı olarak; olay günü eroin almak için aralarında para topladıklarını, sanık ... ile inceleme dışı sanıklar Yılmaz ve ...’in eroin almak için Kocabaş'a gittiklerini, bir süre sonra eve tanık ...’ın geldiğini, daha sonra da sanık ve inceleme dışı sanıkların geri geldiğini, sigara paketi içerisinde fişekler hâlinde aldıkları eroini aralarında bölüştüklerini, sanık ...'ın, annesinin araması üzerine kendisine ait fişekleri alarak tanık ... ile birlikte evden çıktıklarını, inceleme dışı sanıklar... ve...ile film izledikleri sırada polislerin geldiğini, yapılan aramada evde suç konusu eroinlerin ele geçirildiğini, sanık ve inceleme dışı sanıkların uyuşturucu madde sattıklarını görmediğini, ifade vermeden önce polislerin “Bundan sonra senin hayatın bitti, senin özgürlüğün yok” dedikleri için Cumhuriyet savcısına verdiği ifadeyi kabul etmediğini, sanık ... ile uyuşturucu madde kullanmadığını, tutuklanacağından korktuğu için savcılıkta alınan beyanında sanık ... ve inceleme dışı sanıkların uyuşturucu almaya gittiklerinden bahsetmediğini,
İnceleme dışı sanık ... kollukta; üzerinde çıkan tabletleri Kocabaş’ta tanımadığı kişilerden satın aldığını, yakalandıkları evin sanık ...’a ait olduğunu, adı geçenin evde ikamet etmediğini, söz konusu yeri bekar evi olarak kullandığını, olay günü inceleme dışı sanık ... ve tanık... ile birlikte saat 17.00 sıralarında söz konusu eve gittiklerini, evde sanık ... ile tanık ...’ın bulunduğunu, sanık ..., tanık ... ve inceleme dışı sanık ...’in evde bulunan sigara paketi içerisinden eroin alıp kullandıklarını, sigara paketinin sanık ...’a ait olduğunu, adı geçenin sigara paketinden diğerlerine ikram ederek eroin kullandırdığını, sigara paketi ile bir ilgisinin bulunmadığını, savcılıkta benzer nitelikteki beyanlarına ek olarak; yakalandıkları evi sanık ... ile tanık ...’ın birlikte kullandıklarını, polisler gelmeden yaklaşık yarım saat önce sanık ... ile tanık ...’ın ailelerinin yanına gideceklerini söyleyip evden ayrıldıklarını, mahkemede ise farklı olarak; olay günü inceleme dışı sanık ... ve tanık... ile birlikte parkta oturdukları sırada sanık ...'a rastladıklarını, eve gittiğini söylemesi üzerine birlikte adı geçenin evine gittiklerini, aralarında para toplayıp eroin almayı kararlaştırdıklarını, sanık ... ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte Kocabaş’a gidip açık kimlik bilgilerini bilmedikleri Zeliha isimli kişiden (27) paket eroin aldıklarını, eve gelip yaklaşık üç saat birlikte oturduklarını, annesinin araması üzerine sanık ...’ın tanık ... ile birlikte evden ayrıldığını, karakolda polislerin baskı yapması üzerine kollukta ve savcılıkta o şekilde ifade verdiğini, şimdiki beyanının doğru olduğunu,
İnceleme dışı sanık ... kollukta; olay tarihinde sanık ...’ın evine tanık... ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte gittiklerini, evde sanık ...’dan başka kimsenin olmadığını, bir süre sohbet ettikten sonra sanık ...’ın “Ben eve gidiyorum, burada sigara paketi içinde peynir var” diyerek evden ayrıldığını, kendisinin sigara paketi içerisinden (2) paket eroin alıp cebine koyduğunu, evde bulunduğu sırada eroin de kullandığını, sanık ...’ın ayrılmasından kısa bir süre sonra polislerin gelip üzerlerini ve evi aradıklarını, sigara paketinden kullanmak için aldığı eroinler için herhangi bir ücret ödemediğini, bu eroinlerin sanık ...’a ait olup olmadığını bilmediğini, savcılıkta farklı olarak; evde yapılan aramada kanepe yanındaki sigara paketi içinde ele geçen eroinlerin sanık ...'a ait olduğunu, kullanmak için paketin içerisinden eroin alıp cebine koyduğunu, mahkemede ise farklı olarak; inceleme dışı sanık ... ve sanık ...'ın anlattıklarının doğru olduğunu, eroinleri Kocabaş'tan birlikte alıp eve getirdiklerini, soruşturma evresinde polislerin “Siz satıcısınız, 20 seneden aşağıya çıkamayacaksınız” şeklinde sözler söyleyerek kendilerini korkuttuklarını, eroinlerin sanık ...'a ait olduğuna ilişkin bir şey söylemediğini, polislerin ifadesini o şekilde yazdığını, şimdiki beyanlarının doğru olduğunu, satın aldıkları eroinleri aralarında paylaştıklarını, herkesin kendi payını alıp çıktığını,
İfade etmişlerdir.
Kollukta susma hakkını kullanan sanık ... savcılıkta; söz konusu evin kendisi ile tanık ...’a ait olduğunu, evde ele geçirilen (15) fişek eroinin kendisine ait olmadığını, kendisinin olması durumunda evden çıkarken yanında götüreceğini, kimseye uyuşturucu madde vermediğini, inceleme dışı sanıklar...ve...’ın beyanlarını kabul etmediğini, eroini kasdederek “Bunun içinde peynir var, sizde kalsın” şeklinde bir söz söylemediğini, sorguda; inceleme dışı sanık ... ile tanık...’ün yaklaşık on gündür söz konusu evde kaldıklarını, arama yapılmadan önce evde bulunduğunu, annesinin araması üzerine evden ayrıldığını, diğerlerinin evde kaldığını, inceleme dışı sanıklar... ve ...’in kullanmaları için eve eroin bıraktığına ilişkin ifadelerini kabul etmediğini, mahkemede ise farklı olarak; inceleme dışı sanıklar...ve..., tanık... ile birlikte aralarında para toplayıp eroin almaya karar verdiklerini, inceleme dışı sanıklar...ve... ile eroin satın almak için Kocabaş'a gidip açık kimlik bilgilerini bilmediği Zeliha isimli kişiden (27) paket eroin satın aldıklarını, bir süre sonra tanık ...’ın da eve geldiğini, evde birer tane eroin kullandıklarını, annesinin araması üzerine kendisine ait (8) paket eroini yanına alıp evden ayrıldığını, tanık ...’ın da kendisi ile beraber çıktığını, çıkarken inceleme dışı sanıklar...ve...’a “Kalacaksanız evde kalın, kalmayacaksanız kapıyı kilitleyin çekip gidin” dediğini, yanında götürdüğü eroinleri kullandığını, evde ele geçen diğer eroinler ile ilgisinin bulunmadığını, savunmuştur.
Uyuşmazlık konularının ayrı ayrı değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
1- Sanıklar ... ve ...'a atılı 26.12.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak gerçekleştirilen arama işleminin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesinde:
Uyuşmazlık konusunun isabetli bir biçimde çözümlenmesi için "arama" tedbirinin hukuki niteliği ile bu tedbire hâkim olan genel ilkelere değindikten sonra konuya ilişkin anayasal ve kanuni düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
A- Genel Olarak Koruma Tedbiri:
Ceza muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararın kağıt üzerinde kalmamasını ve muhakeme masraflarının karşılanmasını sağlamak amacıyla, kural olarak ceza muhakemesinde karar verme yetkisini haiz olan yetkililer tarafından, gecikmede sak

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat