"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sayısı : 314-527
Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Çeşme (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.01.2014 tarihli ve 633-9 sayılı hükmün katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.04.2015 tarih ve 36429-13657 sayı ile;
"Katılan ... ...'in ve tanık ...'ün beyanları ve beyanlarıyla uyumlu olarak katılanın adli raporunda vücudunda darp izi tanımlanmasına göre; sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
6545 sayılı Kanun'un 84. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrası uyarınca sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması nedeniyle bozmadan sonra yargılama yapan Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesi ise 08.10.2015 tarih ve 314-527 sayı ile;
"...Sanık ve müştekinin olay tarihi itibarıyla karı koca oldukları, aralarında boşanma davası ve dolayısıyla husumet bulunduğu, sanığın olay günü akşam vakti işten çıktıktan sonra arkadaşı olduğunu belirttiği ...isimli bir bayanın evine gittiği, evde iken müştekinin bu bayanın evinin önüne gelerek ısrarla kapıyı çalmaya başladığı, ...isimli kişinin camı açarak müşteki ile konuştuğu, daha sonra tekrar camı kapattığı, müştekinin evin önünde sanığa hitaben bağırmaya devam ettiği, bunun üzerine sanığın kapıyı açarak dışarı çıktığı, her ne kadar iddianamede sanığın dışarı çıktığında müştekiyi itekleyerek onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı belirtilmiş ise de sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve müştekiye dokunmadığını söylediği, müştekinin doktor raporunda sağ humerus orta iç yanda travmatik ekimoz olduğunun belirtildiği ancak müştekinin kendi beyanı ve iddianamedeki anlatım da dikkate alındığında itekleme ile böyle bir ekimozun oluşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık aleyhine müştekinin beyanını destekler nitelikte müştekinin eniştesi olan tanık İsa'nın beyanının bulunduğu ancak tanığın beyanının müşteki beyanı ile uyuşmadığı, müştekinin, sanığın kolunu tutup savurduğunu belirtmesine rağmen tanığın beyanında sanığın müştekinin yanından hızlıca geçtiğini ve omuz atma tarzında iteklediğini söylediği, bu hâliyle ifadeler arasında çelişki bulunduğu, ayrıca sanık ve müşteki arasındaki boşanma davasından kaynaklı husumet de dikkate alındığında müştekinin akrabası olan tanığın beyanına itibar edilemeyeceği yönünde vicdani kanaat oluştuğu, bu hâliyle sanığın üzerine atılı suç yönünden şüphe doğduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alındığında sabit görülmeyen suç yönünden önceki kararda direnilerek sanığın beraatine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir.
Direnmeye konu bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2016 tarihli ve 431294 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 92-591 sayı ile; 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 14.03.2017 tarih ve 465-2652 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı kasten yaralama suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
04.09.2013 tarihinde saat 02.30’da düzenlenen tutanakta; saat 02.00 sıralarında Haber Merkezinden 2028 Sokak, 10 numaralı yerde aile kavgası olduğunun anons edilmesi üzerine görevli memurlarca olay yerine gidildiği, katılan ... (...) Kesler’in, resmî nikâhlı eşi sanık ... ile sözlü olarak tartıştıklarının öğrenildiği, katılanın, sanık tarafından kendisine hakaret edildiğini ve bu nedenle şikâyetçi olduğunu beyan etmesi üzerine sanık ile katılanın Polis Merkezine götürüldüklerinin bildirildiği,
Çeşme Devlet Hastanesince düzenlenen 04.09.2013 tarihli raporda; katılanın sağ humerus orta iç yanda 1x1 cm ebadında travmatik ekimoz ve toraks ön yüzde ağrı olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği,
Ilıca Polis Amirliğince, sanık hakkında 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 5/1. maddesinde sayılan tedbirlerin bir ay süreyle uygulanmasına ilişkin 04.09.2013 tarihli önleyici tedbir kararı verildiği,
Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli ve 2013/132 değişik iş sayılı kararı ile; söz konusu tedbir kararının onaylandığı,
Sanık ...’ya ait 11.10.2013 tarihli nüfus kayıt örneğinde, sanık ile katılan ...’nın 26.06.2012 tarihinde evlendiklerine dair kayıt bulunduğu,
Anlaşılmaktadır.
Katılan Kollukta; öğretmen olduğunu, sanık ... ile 2012 yılının Haziran ayında evlendiklerini, evliliklerinin ilk üç ayından sonra aralarında sorunlar yaşanmaya başladığını, bu sorunları aşamadıkları için boşanmaya karar verdiklerini ancak boşanabilmek için evliliklerinde 1 yıllık sürenin dolmasını beklediklerini, sanığın müşterek ikamet ettikleri evdeki tüm eşyayı alarak evi terk ettiğini, kendisine yen
