Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1990/2-648 Esas 1991/65 Karar
Karar Dilini Çevir:
(1086 S. K. m. 237)

Dava: Taraflar arasındaki "vasiyetnamenin kısmen tenfizi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi)nce davanın kabulüne dair verilen 6.7.1988 gün ve 1988/66-94 sayılı kararın incelenmesi müdahil Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi'nin 24.12.1988 gün ve 9696-10866 sayılı ilamıyla;

(... Aynı vasiyetle ilgili olarak evvelce açılmış, tarafları aynı olan tenfiz davası reddedilmiş, karar kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, temyize konu tenfiz isteğinin kesin hüküm sebebiyle reddedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden olaya uymayan sebep ve düşüncelerle vasiyetin tenfizine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Müdahil Hazine vekili.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Karar: Dava, vasiyetnamenin tenfizi isteğine ilişkindir. Yerel mahkeme ile Özel daire arasındaki uyuşmazlık, olayda kesin hüküm olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde vasiyetnamenin tenfizi davalarının görülmesinin sulh hukuk mahkemesinin yasa ile belirlenen görevleri arasında bulunmadığı kimi üyelerce gündeme getirilmiş olmakla bu konu üzerinde öncelikle görüşme açılması gerekmiştir. Yapılan müzakereler sonunda uygulamada (Vasiyetnamenin tenfizi) diye adlandırılan davaların gerçekten bir aynı hakkın tesisi için öngörülmüdeği, sadece sulh hukuk mahkemesince açılan vasiyetnamenin MK.nun 535 ve özleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin ikmalinden ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin de istenmediği ve bu nedenle kesinleşmiş olduğunun tespitinden ibaret bulunduğu, böylece sulh hukuk mahkemesine verilmiş olan vasiyetnamelerin açılması ve tebliği görevinin doğal bir sonucu ve uzantısı bulunduğu cihetle uygulamada bu tür davalar ve isteklere de sulh hukuk mahkemesince bakılması gerektiği sonucuna varılmış ve Adalar sulh Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakmaya görevli olduğuna 6.2.1991 tarihinde, 2/3'ü aşan çoğunlukla karar verildikten sonra görüşmenin ikinci aşamasını oluşturan olayda kesin hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesine geçilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nda bu konuda yapılan görüşmelerde düşünceler başlıca iki noktada belirmiştir. Bu görüşlerden birisine göre; Hukuk Genel Kurulu'nun bundan önce vermiş olduğu 9.3.1988 gün ve 1987/2-860 esas, 1988/232 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bakanlar Kurulunun 2.11.1964 tarih ve 6/3801 sayılı Kararnamesi ile Yunan Uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan taşınmazları hakkında temliki tasarrufta bulunmaları yasaklanmış ve böylece tasarruf yetkileri ortadan kaldırılmıştır.

Bu kararnamenin yürürlüğü sırasında yapılmış bulunan her türlü temliki tasarruf geçersiz olduğundan mahkemece de bu kararnameye dayanılarak vasiyetnamenin tenfizi istemi reddedilmiş ve kararın Yargıtay'ca da onanarak kesinleşmesiyle gerek şekli, gerek maddi anlamda bir kesin hüküm meydana gelmiştir. Daha sonra, 3.2.1988 tarih ve 88/12592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 1964 tarihli Kararname yürürlükten kaldırılmışsa da, son kararname ancak yürürlüğe giriş tarihinden itibaren hukuksal sonuçlarını doğuracağından, tamamlanmış hukuksal durumlar üzerinde bir etkisi olamaz. Bu hukuki esasın doğal sonucu olarak da eski hal geri gelmeyeceği gibi kazanılmış hakkın ve kesin hükmün de etkilenmesi düşünülemez. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'nca 23.3.1988 tarihinde, 1988/12757 sayı ile çıkarılan ek Kararname ile 1964 tarihli Kararnamenin geriye yürür bir şekilde ortadan kaldırılması ve o dönemde ölüme bağlı tasarruf yoluyla lehlerine hak tesisi amaçlanan kişiler veya veraset yoluyla yasal mirasçılar adına tescil edilmemiş olan gayrimenkullerin anılan kişiler adına tesciline imkan sağlanmasının da herhangi bir hukuki sonuç doğuramayacağı, öyleyse kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği öne sürülmüştür.

Çoğunlukça, yukarıda açıklanan görüş şu gerekçelerden benimsenmiştir:

Gerek 1062 sayılı Mukabele-i Bilmisil Yasası, gerekse bu yasaya göre çıkarılan 2.11.1964 gün ve 6/3801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi Devletin uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet esasına göre yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki malları üzerinde temliki tasarruflarının durdurulmasın amaçlamakta olup azınlık görüşünde belirtildiği gibi yabancı uyrukluların mülkiyet hakkını ortadan kaldıran veya mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili olarak yapabilecekleri bir takım borçlandırıcı işlemleri tamamen geçersiz ve hükümsüz kılan bir düzenleme değildir. Gerek Yasada, gerekse 1964 tarihli Kararnamede sadece Yunan Uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan malları üzerindeki mülkiyet ve mülkiyetin gayrı aynı haklara ilişkin olarak (Temliki tasarruflar durdurulmuştur) denilmiştir. Bu sözlerden sadece mülkiyeti geçiren işlemlerin geçici bir süre durdurulduğu anlaşılmaktadır. Çünkü (Temliki tasarruf) sözü hukukta kazandırıcı işlem, başka bir ifadeyle, mülkiyet geçiren işlem, yani taşınmazlarda tescil ve taşınırlarda teslim işlemini ifade eder. (Durdurma) sözü de Türkçe'de şimdilik ve geçici bir süre için önlem alma manasında kullanılır. demek ki yasanın v

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat