"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kartal 2.İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/09/2006
NUMARASI : 2006/96 E- 697 K.
Taraflar arasındaki “tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 2.İş Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 29.09.2005 gün ve 2003/11 E- 2005/602 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 20.02.2006 gün ve 2005/13290-2006/1332 sayılı ilamıyla; (...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava iş kazası sonucu ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların murisinin iş kazası sonucu ölümü sebebiyle uğradıkları maddi ve manevi zarardan yalnızca davalılardan D..L..Ş.. sorumluluğuna gidilmesi, diğer davalı R.M.K. A.Ş. i yönünden davanın reddine karar verilmesi aşağıdaki gerekçelerle doğru görülmemiştir.
Dosyadaki bilgilerden, davalı RM K. A:Ş:’nin mülkiyetinde bulunan tersanenin hangarlarının çatılarının eternit onarım işinin aralarındaki sözleşme ile diğer davalı D... Limited Şirketi’ne verildiği ve onarım işi sırasında D... Limited Şirketi işçisinin eternitin kırılmasıyla yere düşerek vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davası, işveren veya kusurlu 3. kişilere karşı yöneltilir. Bundan başka aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı 4857 sayılı İş Kanun’un 2. maddesi gereğidir.
Somut olayda çözümlenmesi gerekli sorun, davalı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin işveren- aracı veya üst-alt işveren biçiminde olup olmadığıdır. İş Yasası’nın 2. ve 506 sayılı Yasa’nın 87. maddelerindeki açıklamalar ışığında aracıdan (taşaron) söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda artık üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olamaz.
Olayımıza bu madde de belirtilen hükümler ışığında baktığımızda, iş verenin asıl işinin gemi inşası ve taşıma olduğu, hangarın çatı yapım işinin diğer davalı D...Ltd. şirketine verildiği görülmektedir. Şayet işveren kendi yaptığı iş dışında başka bir işi anahtar teslimi, 3. bir şahsa vermişse, asıl işveren sorumlu olmayacaktır, örneğin bir ayakkabı fabrikası veya bir tekstil fabrikası çatı onarımını 3. bir şahsa anahtar teslimi vermişse sorumlu olmayacaktır. Anahtar tesliminden kasıt, asıl işverenin yapılacak işte hiçbir şeye karışmayacak malzemesiyle işçiliği ile, işçisi ile tüm iş işi üstlenen tarafından yapılacaktır.
Oysa olayımızda, dosyada mevcut asıl işveren ve D... .Şti. arasında imzalanan sözleşmenin taşaron’un yükümlülükleri başlığını taşıyan paragrafında eternik ve mahya bağlantıları malzemelerinin asıl işveren R.. Tersanesince verileceği, sadece işçiliğin D....Şti.ce karşılanacağı açıkça belirtilmiştir. Somut olayda kazaya uğrayan işçi eternit kırılması sonucu düşmüştür. Sosyal Sigorta Müfettişince tutulan raporda dinlenen K... Ş... de açıkça Eternitlerin çürük olduğunu, kırılan eternit nedeni ile düştüğünü bildirmiştir. Zaten bu maddi olguda da bir tartışma yoktur. Bu nedenle de gerek iş müfettiş raporunda ve gerekse, Sigorta Müfettiş Raporunda, her iki işverenin birlikte sorumlu olacağı vurgulanmıştır.
Mahkemece alınan 13.01.2004 ve 14.10.2004 tarihli tek ve üç kişilik iş güvenliği uzmanlarından alınan kusur raporları da, her iki işverene de ayrı ayrı kusur vermişlerdir.
Öte yandan dikkat çeken bir hususta gemi hangarının çatı onarım işini üstlenen diğer davalının yaptığı işde asıl işverenin iştigal sahası olan, Gemi İnşaat Sn.Lmt. Şirketidir. Yani her iki şirkette Gemi İnşaat Sn. ile iştigal etmektedir. Bu nedenle, gerek işin anahtar teslimi olmaması ve gerekse asıl işverenle aynı işi yapan diğer bir şirketin onarım işini üstlenmesi kaza geçiren işçiye karşı birlikte sorumluluğu gerektirir.
Bu durumda davalı Şirketler arasındaki 19.09.2002 tarihli sözleşme ve ekindeki teklif yazısında, bağlayıcı olmasa da taşaron sıfatından söz edilmekte, hangar çatısında kullanılacak malzemelerin işveren RMK A.Ş. tarafından sağlanacağı, işçiliğin ise D... Ltd.Şti.’nce gerçekleştirileceği belirtilmektedir. Bu durumda işin bütünüyle devri söz konusu olmadığına göre işi devreden şirketin işverenlik sıfatının ortadan kalkmayacağı buna ilaveten, tamir yapılacak, hangarın davalı RMK. A.Ş.’ne ait olması, ceza dosyasındaki beyanlar ve diğer deliller dikkate alındığında, işin A.Ş.’nin kontrol ve gözetiminde yapılıyor olması da birlikte değerlendirildiğinde davalı RMK A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilmesi gerektiği ortadadır.
Davalılar arasındaki ilişkiyi işveren ve taşoron ilişkisi olarak değerlendirerek taraflar arasındaki kusur oranlarını belirleyen ve aralarında çelişki bulunmayan 22.01.2003 tarihli iş müfettişi raporu ile 13.01.2004 ve 04.10.2004 tarihli bilirkişi raporları gözardı edilerek, yeniden kusur incelemesi yaptırılıp, davalı RMK.A.Ş.’ni kusursuz gören yetersiz bilirkişi raporu hükme dayanak tutularak sonuca gidilmesi uygun görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulunmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı D... Lmt.Şt. ve Davacılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalılardan RMK.A.Ş.nin iştigal konusunun gemi, yat yapımı ve onarımı, deniz taşımacılığı ve buna bağlı faaliyetler olduğu, diğer davalı D... Gemi Ltd.Şti. ile hangar çatılarının onarımı hususunda anlaştıkları, her iki şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, RMK A.Ş.ye yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Yüksek Dairenin yukarıda yazılı bozma kararı üzerine yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin “asıl işveren-alt işveren” niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesinde “aracı”, 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde ise “asıl işveren-alt işveren” ilişkisinin tanımına yer verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, “aracı” olarak nitelenen üçüncü kişi, gerek mevzuatta, gerekse öğreti ve yargı kararlarında; alt işveren, taşeron, tali işveren, alt müteahhit, alt ısmarlanan vb. adlarla anılmaktadır.
Bunlardan; asıl işverenin yanında “taşeron” olarak adlandırılan başka işverenlerinde işyerinden iş a
