"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Üsküdar 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2007
NUMARASI : 2007/462-2007/451
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar 2.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.7.2006 gün ve 2005/216-2006/308 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 15.3.2007 gün ve 2006/35344-2007/7089 sayılı ilamı ile, (...1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki gösterilen bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı davalıya ait işyerinde çalışırken SSK kurumuna yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğunu ve bu durumu işverene bildirdiğini,işten ayrıldığı halde hesaplanan kıdem tazminatının hemen ödenmeyip iki taksitte çekle kendisine ödendiğini,ancak gecikmeden dolayı faiz alacağı olduğunu beyanla kıdem tazminatının geç ödenmesinden kaynaklanan faizin tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının emekli olarak işyerinden ayrıldığını,kıdem tazminatının bir kısmının ayrılırken peşin olarak, kalanın da çekle ödendiğini, davacının verilen çeki hemen bankaya götürüp tahsil etme imkanı varken tahsil etmediğini,işten ayrılırken ibraname verdiğini, faiz talebini saklı tutmadığından faiz isteyemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece; yıllardır çalıştığı işyerinden emekli olarak ayrılan bir işçinin kıdem tazminatına hemen kavuşması ve fesih tarihinde ödenmediği taktirde faiz alacağını saklı tutacağının B.K 113/2 maddesinde belirtilen halin icabından anlaşılmasına ve tereddütlü durumlarda İş Hukukunun işçi lehine yorum ilkesinin gözetilmesi gerektiğine göre, asıl borç ödenmediğinden davacının taksitle ödeme sırasında faiz alacağı hakkını saklı tuttuğu gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 113. maddesi uyarınca asıl borç ödendiği takdirde fer’i hak olan faiz hakkı da sakıt olur. Davacı bir kısım nakit ve bir kısmıda çekle ödenen kıdem tazminatı ödemesi sırasında faiz hakkını saklı tuttuğunu, yani bu yönde ihtirazi kayıt koyduğunu ispatlayamamıştır.Buna göre davacı artık geçmiş günler için gecikme faizi isteğinde bulunamaz. Anılan bu isteğin reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulü hatalıdır...)gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, emeklilik nedeniyle hak kazanılan kıdem tazminatının geç ödendiği iddiasına dayalı, işlemiş faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı B..D..vekili, davacının, davalı işyerinde iş sözleşmesi ile çalışmakta iken, 13.07.2001 tarihinde emekli olduğunu, yasaya göre kıdem tazminatının aynı gün içinde ödenmesi gerekirken, ödenmediğini; davalı işverenin davacıdan ibraname aldığını, davacının bu ibranameyi ileride doğabilecek yasal hakları saklı tutarak imzaladığını, ibraname tarihinde davacıya bir ödeme yapılmadığını, kıdem tazminatının sonradan Vakıfbank aracılığıyla çekle ödendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydı ile, işveren tarafından kıdem tazminatının geç ödenmesinden dolayı, şimdilik 1.000.000.000 TL. faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında bilirkişi raporundaki hesaplama doğr
