(209 S. K. m. 2, 5) (181 S. KHK. Ek. m. 3) (4. HD. 07.04.2009 T. 2008/12020 E. 2009/6377 K) (YHGK. 06.10.2010 T. 2010/4-453 E. 2010/476 K.) (YHGK. 12.10.2011 T. 2011/4-541 E. 2011/621 K.)
Dava: Taraflar arasındaki Tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminatın reddine dair verilen 26/06/2008 gün ve 2005/448, 2008/240 sayılı kararın incelenmesi davalılardan Urtam Ltd. Şti. Ve H. D. vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.04.2009 gün ve 2008/12020 E.-2009/6377 K. sayılı ilamı ile;
(... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece maddi tazminat isteminin tümü, manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan Urtam Yapı Malzemeleri Ltd Şti. ile Hakan Dinçer tarafından temyiz olunmuştur.
Olay gününde, davacılardan 1962 doğumlu eş Ş. E 43, çocukları ise 13, 7 ve 5 yaşlarındadır. Yerel mahkemece, eşin evlenme şansı bulunmadığı gerekçesiyle hesaplanan destekten yoksun kalma zararından her hangi bir indirim yapılmamıştır. Davacı eşin yaşı, çocuk sayısı ve ülke koşulları gözetildiğinde yeniden evlenme şansı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda, davacı eşin belirlenecek evlenme şansı oranında indirim yapılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davacı eşin evlenme şansı nedeniyle her hangi bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b) Destekten yoksun kalma zararı, ölenin çalıştığı kurumdan aldığı döner sermaye geliri aylık kazancına eklenerek hesaplanmıştır. Döner sermaye geliri, niteliği gereği dağıtıldığı dönemde eylemli olarak çalışan personele gösterdiği başarıma göre yapılan bir ödeme olup sürekliliği bulunmadığından aylık gelir kapsamında düşünülemez ve destekten yoksun kalma zararının hesaplanmasında dikkate alınamaz.
Bu durumda, davacıların desteğinin ölümü nedeniyle sadece onun aylık gelirinden yoksun kaldıkları kabul edilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, desteğin sadece aylık gelirine göre hesaplanacak destekten yoksun kalma zararının ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2/a ve b sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine
),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin aynen, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar H. D. ve Urtam Yapı Malzemeleri Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyizi üzerine, Özel Dairece; davacı eşin yaşı, çocuk sayısı ve ülke koşulları gözetildiğinde yeniden evlenme şansı bulunduğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu durumda, davacı eşin evlenme şansı nedeniyle herhangi bir indirim yapılmamış olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği; ayrıca ölenin aldığı döner sermaye gelirinin belirli ve düzenli bir gelir olmadığından yoksun kalınan gelirin içerisine dahil edilmesinin yanlış olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Yerel mahkeme, davacı kadının yeniden evlenme şansının bulunmadığı, öte yandan döner sermaye gelirinin Dairenin kabulünün aksine, memurun başarımına göre ödenen bir gelir olmayıp, memurun konumundan dolayı düzenli olarak ödenen ve dolayısı ile destekten yoksun kalma tazminatı içerisine dahil edilmesi gereken bir alacak olduğu gerekçesi ile ilk hükümde direnilmiş; hükmü temyize Davalı Urtam Yapı Malzemeleri Ltd.Şti getirmiştir.
Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık; döner sermaye geliri olarak personele yapılan ödemenin sadece çalışanın başarımına göre değil, konumuna göre verilen ve sürekli bir aylık gelir niteliğinde olup olmadığı ve bunun sonucuna göre destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında dikkate alınıp alınamayacağı ile davacı eşin yaşı, çocuk sayısı ve ülke koşulları gözetildiğinde yeniden evlenme şansının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
I- Döner sermaye gelirinin destekten yoksun kalma tazminatı hesabında dikkate alınıp alınamayacağı sorunu:
Öncelikle zarar ve tazminat kavramları hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
Hemen belirtilmelidir ki, kaynağı veya hukuki sebebi ne olursa olsun, zarar kavramı, zarar görenin mal veya manevi varlığındaki bir azalmayı; zararın tazmini ise, eğer zarar oluşmasaydı zarar görenin malvarlığı hangi halde olacak idiyse, o halin yeniden sağlanmasını ifade eder.
Doğaldır ki; kaynağına, sebebine ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, hem zararın nitelik ve kapsamı ve hem de tazmini, her olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Dolayısıyla, zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken, zarar görenin malvarlığının zararın doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı; bunu tam olarak sağlayacak, diğer bir değişle gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmeli; tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı, ancak azalmaya da neden olmamalıdır.
Nitekim, açıklanan ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.12.2003 gün ve E:2003/754 K:2003/749 sayılı ilamında da benimsenmiştir.
İsviçre Federal Mahkemesi de malvarlığının şimdiki durumu ile zarar verici olay meydana gelmeseydi içinde bulunacak olduğu durum arasındaki farkın zararı meydana getireceğini açıklamaktadır (BGE 116 II 444; 115 II 481; 104 II 199; 97 II 176; 87 II 291 (=Pra.51, Nr.29) 64 II 138; Aynı Yönde Merz, H.Schweizerisches Privatrecht, Sechster Band:Obligationenrecht, Allgemeiner Teil, Erster Teilband, Basel und Frankfurt am Main 1984, Oftinger K/Stark E.W 2, N.9; Oğuzman M.K./Öz M.T. 02.02.2011Borçlar Hukuku Genel Hükümler İstanbul 1995 s.528, 529, 546; Tekinay S.S./Akman S./Burcuoğlu H./Altop A., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Baskı, İstanbul 1993 s.602; Tandoğan H.Türk Mesuliyet Hukuku, Akit Dışı ve Akdi Mesuliyet Ankara 1961 s.265 ).
Ölene ait gelirin tespitinde, her şeyden önce ölenin hak sahiplerine yapacağı farzolunan yardımın devam edeceği (zarar süresi) zaman içindeki meslek içi ve meslek dışı her türlü geliri ile mali imkanları buna dahil edilmelidir. Ancak, bu gelirlerin yasal yollardan elde edilmesi gerekir.
Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkındaki 209 sayılı Kanunun 2. maddesi;
Döner sermaye, kurumların kârları ile bağışlardan ve Devlet yardımlarından teşekkül eder.
Çeşitli kaynaklardan elde edilen miktarlarla bütçe yılı sonlarında bilançolarla tesbit edilecek safi kârlar, döner sermaye birinci maddedeki miktara baliğ oluncaya kadar sermayeye eklenir ve fazlası Hazinece irat kaydedilir.
şeklindeki hükümle döner sermaye gelirinin oluşum şeklini açıklamıştır.
Aynı Kanunun 5. maddesinin 3. ve devamı fıkralarında, (Ek fıkra: 7/3/2006-5471/1 md.) (Değişik İbare: 30/07/2010-5947/1 md.)
Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli olan memurlar ile bu kurum ve kuruluşlarda 10.07.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline ve 13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personele mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlı