Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1243 Esas 2016/958 Karar
Karar Dilini Çevir:
Hukuk Genel Kurulu         2014/1243 E.  ,  2016/958 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki “ tapu iptali ve tescil ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy (Kapatılan) 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.01.2013 gün ve 2012/388 E. - 2013/15 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.10.2013 gün ve 2013/9271 E. - 2013/12705 K. sayılı ilamı ile;
"…Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, 2280 ada 1 parsel sayılı taşınmazın murisi ... ile davalı tarafından birlikte satın alındığını, bedelinin 1/2'sinin murisi tarafından ödendiği halde tapuda tamamının davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı, ...’ın davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğunu tüm mirasçıların birlikte dava açmaların gerektiğini savunarak davanın usul yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, muris ...’ın terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunduğunu ve tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerektiği, davaya terekeye temsilci atanması ya da diğer mirasçılarında katılması yolu ile devam etme olanağının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 702/2 maddesi hükmü uyarınca, terekeye ait haklar üzerinde kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerektiğinden, taksimi mümkün olmayan talepler ancak ortakların tümü tarafından açılacak bir dava yoluyla ileri sürülebilir.
Ancak, mirasçıların paylarına hasren üçüncü kişilere karşı açtıkları davalarda, 11.10.1982 tarihli, 1982/3–2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği şekilde, davaya devam edebilmesi için diğer ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi kuralının uygulanması gerekmez.
Bu açıklamaların ışığında somut olay incelendiğinde; davacı, dava konusu taşınmazın 1/2 payını murisi ... adına tescilini istememiş, murisine ait olduğunu ileri sürdüğü 1/2 paydan kendi hissesine isabet edecek payın tescilini istemiştir. Somut olayda, davacı tereke adına istekte bulunmadığından tek başına dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.20013 gün ve 2012/8-861 E. 2013/391 K. sayılı ilamı )
Açıklanan bu nedenle tarafların gösterdiği deliller değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davacının tek başına dava açamayacağından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir..."
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.



HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 2280 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin murisi ... ile davalı tarafından birlikte satın alındığını, taşınmaz bedelinin yarısının muris tarafından ödendiğini, ancak tamamının davalı adına tescil edildiğini, ileride tapunun 1/2 payının muris adına tescili hususunda inançlı işlem yapıldığı halde davalının yurt dışında olmasını bahane ederek devri gerçekleştirmediğini belirterek, 1/2 paydan davacının miras hissesine düşen bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muris ...’ın davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğunu, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerektiğini, iddia edildiği gibi inançlı bir işlem de yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkemece, terekenin elbirliği mülkiyetine tâbi olduğu, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, bu nedenle pay oranında dava açma olanağının olmadığı, TMK'nun 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların katılması yoluyla da devam edilemeyeceği ve davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece; ilk hükümdeki gerekçeler tekrar edilerek direnme kararı verilmiş, direnme kararını davacı vekili temyize getirmiştir.
Dire

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat