Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1910 Esas 2018/561 Karar
Karar Dilini Çevir:
Hukuk Genel Kurulu         2017/1910 E.  ,  2018/561 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında birleştirilerek görülen “ tapu iptali ve tescil ile itirazın iptali” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Sincan Asliye Ticaret Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen 13.11.2012 gün ve 2010/282 E., 2012/312 K. sayılı karar taraf vekillerince temyiz edilmekle Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.03.2013 gün ve 2013/618 E., 2013/1501 K. sayılı kararı ile:
“…Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifteki hissesini 16.06.2004 tarihinde Ulviye Altıntaş isimli ortaktan devraldığını, devir sözleşmesinde devir tarihinden önceki borçların devredene, devir tarihinden sonraki tüm ödeme ve borçların da müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak bu sözleşmeye göre müvekkilini ortaklığa kabul eden davalının devir öncesi dönemden kaynaklanan borçlardan dolayı müvekkiline dairesinin tapusunu vermediğini ve hakkında takip başlattığını, müvekkilinin takipten sonra anapara borcunu ödediğini, ancak faiz konusunda tüm ortaklara eşit muamele yapılıp yapılmadığını bilmediklerini ileri sürerek, müvekkiline verilecek 10 nolu dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat borçlarını ödememesi üzerine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, ancak davalının itirazdan sonra takip dosyasına 13.600,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin BK'nın 84. maddesi uyarınca faizden mahsup edildiğini ileri sürerek, asıl alacak olan 10.175,00 TL ye yapılan itirazın iptali ile %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatif tarafından yapılan konutların ortaklar adına tapuya tesciline karar verilebilmesi için asıl davada davacının hissesine düşen tüm ödemeleri yapmış olması ve hiç bir ediminin kalmaması gerektiği, birleşen dava tarihi itibariyle asıl davada davacının aidat borcunun olmadığı, ancak 11.532,50 TL gecikme cezası borcunun bulunduğu, aidat borcu toplama ve gecikme cezası tahakkuk ettirmede kooperatifçe ortaklara eşit muamele yapıldığı, her ne kadar davacı tarafından devir sözleşmesine göre devir öncesi borçlardan sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, bu iddianın devir sözleşmesinde taraf olmayan kooperatifi bağlamayacağı, devredenin borçlarının devralana geçeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davada davacı kooperatif tarafından icra takibinde 14.150,00 TL asıl alacak ve 9.485,00 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de, açılan davada sadece 10.175,00 TL asıl alacağa yapılan itirazın iptalinin istendiği, birleşen davada davacının 11.532,50 TL gecikme cezası dışında aidat alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili asıl dava yönünden, birleşen davada davacı vekili birleşen dava yönünden temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Asıl dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Yapı kooperatiflerinde kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların tapu iptali ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Ancak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Bu doğrultuda tapu iptali ve tescil talebinde bulunan ortağın, tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini veya daire ve işyeri sahibi olan diğer ortaklarla aynı durumda olduğunu kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, davacı vekilinin birleşen davada belirlenen borç miktarı yönünden temyiz itirazı olmayıp, belirlenen tutarları da karar tarihinden sonra kooperatif hesabına yatırdığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava tarihi itibari ile davacının davalı kooperatife borçlu olduğu tespit edilmiş ise de, yukarıda açıklanan eşitlik ilkesi gereğince kooperatif defter, kayıt ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılıp, davacı ile aynı durumda olan diğer ortaklara borçlarına rağmen daire ve dükkan tapularının verildiğinin tespit edilmesi halinde asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır…”
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Asıl dava kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise kooperatif aidat borcu nedeniyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğini Ulviye Altıntaş’tan devir aldığını, devir sözleşmesinde kooperatif üyeliğinin devir tarihinden önceki borçların devredene, devir tarihinden sonraki borçların ise devir alana ait olacağının kararlaştırıldığını, davacının bu devir sözleşmesi uyarınca kooperatif üyeliğine kabul edilmesine rağmen, davalı kooperatifin devir öncesi döneme ait borç bulunduğu gerekçesiyle hakkında icra takibi başlattığını, aidat borçlarının ödenmemesi nedeniyle faiz talebi konusunda üyelere de eşit davranmadığını ileri sürerek 2185 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kain E Blok 10 no’lu bağımsız bölümün adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödenmeyen aidat borcunun bulunduğunu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2010/299 Esas sayılı dava dosyasının neticelenmesi sonucunda borcun doğduğunu ve borcu ödemek üzere tüm ortaklardan aidat topladıklarını, faiz konusunda tüm ortaklarına eşit davrandıklarını beyanla davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı veki

Üyelik Paketleri

Dünyanın en kapsamlı hukuk programları için hazır mısınız? Tüm dünyanın hukuk verilerine 9 adet programla tek bir yerden sınırsız ulaş!

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
7 gün boyunca herhangi bir ücret alınmaz ve sınırsız olarak kullanılabilir.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Paket

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
350 TL
199 TL/AY
Kazancınız ₺151
Ücretsiz Aboneliği Başlat