"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.05.2014 tarihli 2013/457 E. ve 2014/388 K. sayılı karar, davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 10.10.2016 tarihli ve 2016/9429 E. 2016/11108 K. sayılı kararı ile;
“…Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2013 yılında meydana gelen soğuk zarar sebebiyle verimde düşüş olduğu bilirkişi raporunda açıklandığına göre ilçe tarım müdürlüğünün kiraz için bildirdiği 2011-2012-2013 yılları verim, fiyat ve üretim giderlerinin ortalaması alınmak suretiyle kirazın m² değerinin belirlenmesi gerekirken kirazın verimi 600 kg, satış fiyatını 4,25 TL, masrafı ise 1,020 TL üzerinden hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
2-Dava konusu taşınmazların bulunduğu yer, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen objektif değer artışına etki eden hususlar dikkate alındığında, %150 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken, %30 objektif artış veren bilirkişi raporunun karara esas alınması, Doğru görülmemiştir.…”
gerekçesiyle bozulmuş; davacı ... vekili ve davalı vekilinin ayrı ayrı karar düzeltme istekleri üzerine bu kez 5. Hukuk Dairesinin 01.11.2017 tarihli ve 2017/20908 E. 2017/24092 K. Sayılı kararı ile (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin bozma kararı kaldırılarak;
"...Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kapama kiraz bahçesi niteliğindeki Ulucak Köyü 159 parsel sayılı taşınmazın zeminine gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, üzerinde bulunan yapılara niteliğine göre değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay uygulamalarına göre arazi niteliğindeki bir taşınmazın değeri belirlenirken daha önceki yıllara ilişkin olarak (5 yıl) normal koşullarda Tarım İlçe Müdürlüğünce tespit edilen verim miktarlarının ortalamasının dikkate alınması gerekir. Verim miktarlarının geçmiş yıllara oranla bir yılda bu denli değişip azalmış olmasının olağan kabulü mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece 2013 yılında Kemalpaşa İlçesinde olağandışı durumlar nedeniyle verim düşüklüğü olduğundan bahisle indirim yapılmadan taşınmazın normal veriminin alındığı yıllar ortalamasına göre taşınmaz bedelinin tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden dekara verim miktarlarında indirim yapılarak değer biçen rapora göre bedel tespiti,
2-Sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların özellikleri dikkate alınarak kapitalizasyon faiz oranının % 4 oranında kabulü ile buna göre hesaplama yapılması gerekirken, % 5 oranında alınmak suretiyle aza hükmedilmesi,
3-Türkiye ortalamasına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağının düşünülmemesi,
4-Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun % 350 oranında olacağı gözetilmeden, daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre eksik bedel tespiti,
5-Acele el koyma kararıyla bloke edilen miktarın mahsubundan sonra kalan bedele dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin dolduğu tarihi takip eden 28.09.2013 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği halde, faiz başlangıç tarihi hüküm fıkrasında açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüde yol açılması,
doğru görülmemiştir...."
gerekçesiyle karar düzeltme aşamasında yeniden bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDENLER: Davacı ... vekili ve davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, İzmir ili Kemalpaşa ilçesi Ulucak Mahallesi 159 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı kurum adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare vekili; Karayolları Genel Müdürlüğünün 08.08.2011 tarihli ve 2011/124 sayılı kamulaştırma işlemine başlama kararına istinaden Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesi kapsamında dava konusu taşınmazın bir bölümünün kamulaştırılmasına karar verildiğini, ilgili komisyon tarafından taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını ve resmî yazılarla davalıların pazarlık görüşmelerine davet yazısı gönderildiğini, davalı tarafın idarece takdir edilen değeri kabul etmediğini ve anlaşma sağlanamadığını belirterek 2942 say
